
İklim değişikliği ve insan etkileri sonlarını getiriyor
Yaşam ortamlarında sıcaklıkların artması, yağış rejiminin düzensizliği gibi iklimsel nedenlerin yanında çarpık kentleşme ve avcılık gibi insansal etkilerle sayıları hızla azalan canlı türleri bilim insanlarını düşündürüyor. Norveç’in Svalbard adasında Svalbard Küresel Tohum Deposu 2008 yılından beri tüm dünyadan bitki tohumlarını soğuk hava deposunda korurken, ülkeler kendi geliştirdiği yöntemlerle doğal zenginliklerini korumaya çalışıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2007 yılında ülke çapında başlattığı Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi, Anadolu’da tespit edilen bitki ve hayvan türlerinin kayıt altına alınarak dünyada bu konuda çalışan bilim insanlarıyla da paylaşılmasını sağlıyor. Ülkemizdeki biyoçeşitliliğin korunması için kayıt altına alınan bitki ve hayvan türleri ismini Hazreti Nuh’tan alarak http://www.nuhungemisi.gov.tr adresinde toplanıyor. Anadolu’nun zengin gen kaynaklarının korunması için oluşturulan veri bankasındaki bilgiler bilim insanlarına umut veriyor.


Malatya Kantaronu, Denizli Nakılı, Çanakkale Truva Kardeleni, Yozgat Peygamber Çiçeği
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yakından takip ettiği Nuh’un Gemisi projesi, iklim değişikliği ve habitat kaybından dolayı dünya genelinde risk altındaki 1 milyondan fazla canlı türü için önem taşıyor. Dünya biyolojik çeşitliliği insanlık tarihinde daha önce görülmemiş hızla azaldığı için her türün korunması küresel bir sorun olarak kabul ediliyor. Küresel 8 bitki gen merkezinden 3’ünün kesiştiği tek ülke olan Türkiye’de 4 bini endemik (sadece Anadolu’da bulunan) 12 binden fazla bitki türü bulunuyor. Bu rakam tüm Avrupa kıtasında bulunan bitki türlerinden daha fazla. Nuh’un Gemisi projesi kapsamında kayıt altına alınan bitki ve hayvan türlerine ulaştık. Anadolu’nun 852 bin 643 değişik noktasında yapılan gözlemlerle bin 263 hayvan, 12 bin 141 bitki olmak üzere toplam 13 bin 404 türe ulaşıldı. Yaklaşık 2 milyon verinin girildiği Nuh’un Gemisi projesiyle sadece Anadolu’da görülen Malatya Kantaronu, Denizli Nakılı, Çanakkale Truva Kardeleni, Yozgat Peygamber Çiçeği, Edirne sümbülü bitki dünyasındaki yerini aldı. Van Kertenkelesi, Denizli Tavas Kurbağası, Antalya Anadolu Engereği, Sivas Engereği ise sadece Anadolu’da bulunan hayvanlar olarak kayıtlara geçti. Anadolu coğrafyasında 428 bitki ve hayvan türünün endemik olması ülkemizin dünya biyoçeşitliliği açısından önemini arttırıyor. Bunların içinde Antalya Elmalı Soğanı ve Erzurum Uzzel Kertenkelesi lokal endemik türler arasında üst sıralarda bulunurken sadece o alanda yaşıyor.


En zengin bölgeler Toroslar, Munzur Dağı, Tuz Gölü
Ülkemiz; Akdeniz, İran-Turan ve Avrupa-Sibirya olarak 3 fitocoğrafik (bitki coğrafyası) bölgeye ayrılıyor. Bitki çeşitliliği açısından Toroslar, Munzur Dağı, Tuz Gölü ve çevresi, Erciyes Dağı, Cilo Sat Dağları öne çıkıyor. Veri tabanı kayıtlarına göre sadece Anadolu’da görülen ve nesli tehlike altında olan türler arasında Çanakkale Truva Kardeleni, Artvin İspir Çıngırağı, Bayburt Çarşak Çayı, Bursa Çöpçü Balığı, Şanlıurfa Harran Kertenkelesi ve Antalya Anadolu Engereği’nin korunması için yoğun çaba sarf ediliyor. 2013 yılından sonra hız kazanan Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi ile damarlı bitkiler, memeliler, kuşlar, içsu balıkları, sürüngenler ve çiftyaşarlar canlı gruplarında envanter çalışmaları gerçekleştiriliyor. Nesli tehlike altındaki İzmir’de akzambak, Şanlıurfa’da çizgili sırtlan ve kelaynak, Artvin’de Hopa engereği, Afyonkarahisar’da Eber sarısı, Çanakkale’de Truva kardeleni 100 tür için koruma eylem planı yürütülüyor.





















