Covid kapanmalarının Çin’deki rekor yağışlarla bağlantısı keşfedildi
Bilim insanları, koronavirüs salgınında sera gazı salımlarında yaşanan hızlı düşüşün, 2020’de Çin’de gözlemlenen rekor seviyedeki yağışlarda kilit rol oynadığını söylüyor.
Mod seçin, deneyimini kişiselleştirin.
Bilim insanları, koronavirüs salgınında sera gazı salımlarında yaşanan hızlı düşüşün, 2020’de Çin’de gözlemlenen rekor seviyedeki yağışlarda kilit rol oynadığını söylüyor.
Aydın’ın Kuşadası ilçesinde nadir olarak görülen Tırtak türü bir yunus ve Chelonia Mydas türü Yeşil Deniz Kaplumbağası sahilde ölü olarak bulundu. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, denizlerde nadir görülen canlıların korunması gerektiğini belirtti.
Marmara Denizi’nin kabusu haline gelen müsilaj İstanbul’da yeniden kendini gösterdi. Maltepe sahili açıklarında müsilaj tabakası havadan çekilen görüntülerle ortaya çıktı. Geçen yıl yoğun bir şekilde Marmara Denizi’nin kaplayan müsilaj, bu yıl Çanakkale Boğazı’ndan sonra İstanbul’da yeniden ortaya çıktı. Marmara Denizi’nin çığlığı müsilaj bu yıl İstanbul Maltepe açıklarında görüntülendi. Havadan çekilen görüntülerde müsilaj tabakasını nasıl deniz yüzeyini kapladığı gözler önüne serildi.
Türkiye’nin ilk su altı müzesi olan Side Su Altı Müzesi, bakımsızlık ve yasak olmasına rağmen kaçak avcıların demirlemek için attıkları çapalar nedeniyle zarar gördü. Antalya Deniz Ticaret Odası tarafından 2015 yılında Türkiye’nin ilk su altı müzesi, Manavgat ilçesi Side bölgesinde 400 bin lira maliyetle hayata geçirildi. İlk yılında 30 bin kişinin ziyaret ettiği müzede, 5 ayrı temada 117 heykel bulunuyor. Side’nin 1,5 mil açığında 11, 18 ve 22 metre derinlikte yer alan 3 bölümde, Kurtuluş Savaşı, çöllerdeki deve kervanı, Mevleviler, mitolojik deniz tanrısı Poseidon heykelleri bulunuyor. 9 ayda tamamlanan heykeller arasında en büyük ve dikkat çekeni deniz tanrısı Poseidon’un heykeli oldu.
Daha önce gemi sökümü sektöründe çalışan bir isim, patronların üstünü örttüğü gerçekleri anlattı: ‘Binlerce tonluk kimyasal çıkar 500 kilo yazılır. İşçiler karanlık basana kadar çalıştırılır.’ İzmir’in Aliağa ilçesinde onlarca gemi söküm şirketi geçtiğimiz yıllar içerisinde karlarını katladı. Özellikle Avrupa’da hurdaya çıkan gemiler Pakistan, Hindistan, Bangladeş gibi ülkeler yerine Türkiye’ye yönlendirilmeye başladı. Bu durum zaten iş ve çevre güvenliğinin hiçe sayıldığı gemi sökümde işçilerin daha kötü koşullarda çalışmaya başlamasına neden oldu. Son aylarda artan hayat pahalılığının eklenmesiyle yüzlerce gemi söküm işçisi 11 Şubat, Cuma gününden bu yana hakları için direnişe geçti. İşçiler net bir şekilde taleplerini dile getirdi. Taleplerde ücretlerin iyileştirilmesinin yanı sıra ülkemizde yalnızca Aliağa’da yapılan gemi sökümünün ağır ve tehlikeli işkolu kapsamına alınması, kişisel koruyucu ekipmanların işçilere temin edilmesi gibi maddeler de yer aldı. Talepler üzerine Aliağa’daki gemi söküm alanlarında yaşananlara yakından baktık. Daha önce gemi sökümünde çalışan emekçi, patronların üstünü örttüğü gerçekleri anlattı.
Türkiye Uzay Ajansı (TUA), Uluslararası Uzay Kongresi’nin (IAC) 2025 yılında İstanbul’da gerçekleştirilmesi için adaylık başvurusunda bulundu. 72 ülkeden 433 üyeye sahip dünyanın en geniş katılımlı uzay kongresi olan Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), 2025 yılında Türkiye’de yapılabilir.
Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından hazırlanan İklim Değişikliği ve Arazi Özel Raporu şimdiye kadar iklim değişikliğinin karasal sistemler üzerindeki etkisini en geniş kapsamlı inceleyen rapor olarak ön plana çıkıyor. Rapor, 52 ülkeden 103 bilim insanı tarafından hazırlanmıştı. İklim değişikliğinin çölleşme riskini nasıl artırdığı, tarım ve toprak üzerindeki etkilerinin neler olduğunu ortaya koydu. Arazi Raporu, aynı zamanda, iklim değişikliğinin karasal ekosistem üzerindeki bu etkilerin ve risklerin nasıl yönetilebileceğine, sürdürülebilir arazi yönetiminin nasıl yapılması gerektiğine dair öneriler de içeriyor.
Dünya nüfusundaki aşırı artış, aşırı tüketimi de beraberinde getirmişti. Aşırı tüketim iklim krizini tetikliyor, doğal yaşam alanlarını her geçen gün azaltıyordu. Sanayi Devrimi’nin yıkıcı ayak sesleri yüzlerce bitki ve hayvan başta olmak üzere birçok canlının soyunu bitirmiş ve azınlıkta kalanları da tehlikeye atmıştı. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’ne göre 2017 yılında Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan olarak tescillenen Marmara Gölü, geçtiğimiz 10 yıllık süreçte, tarım politikaları ve su yönetimindeki yanlış planlama ve uygulamalar sebebiyle kuruyor. Sivil toplum kuruluşları Manisa’daki karar vericileri, Devlet Su İşleri’ni ve yetkili kuruluşları göreve çağırdı.
Dünya’yı kirletmeye son hızla devam ederken, yaşamın son bulması olasılığına karşı uzayda yaşanılacak yeni gezegenler keşfetme uğraşımızda sürüyor. Daha elimizde olanı koruyamamış bir toplum için fazla öngörülü bir davranış. Bu öngörümüzün neticesinde, geçmişimizde olduğu gibi geleceğimizi de kirletiyoruz. Uzay çöpleri her geçen gün büyümeye devam ediyor.
Şu anda uzayda farklı gezegen ve bölgelerde inceleme yapan iki ayrı Çinli taykonot ekibi, Kaplan Yılı’na uzayda giriyor. Bu yıl Bahar Bayramı’na denk gelen yeni yıl kutlamaları, Çin’de ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Çinliler tarafından coşkuyla kutlanıyor. Şu anda uzayda iki ayrı görevde bulunan Çinli taykonotlar da çektikleri videolarla Çinlilerin Bahar Bayramı ve yeni yılını kutladı.
Çanakkale Kepez Limanı ile Yunanistan’ın tarihi ve turistik adası Limni (Lemnos) arasında hizmet veren feribot seferleri, bölgede yaşanan yoğun ilgi ve özellikle Limni Adası’ndan gelen baskın talep üzerine uzatıldı. Limnos Express firması tarafından yürütülen karşılıklı deniz ulaşımı, alınan yeni kararla birlikte 30 Eylül 2026 tarihine kadar devam edecek. CENK İŞVER ÇANAKKALE’DEN BİLDİRİYOR
Ukrayna’nın açıklamasına göre Rusya, önceki gün, Odessa limanından ayrılan bir tahıl gemisini hedef aldı. Hindistanlı, Ukraynalı ve Suriyeli 18 mürettebatın 10’u hayatını kaybetti. Geminin Türk bir şirkete ait Golden Leo gemisi olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet, Dışişleri kaynaklarına ve Rusya Büyükelçiliğine konuyu sordu ancak yanıt alamadı. Emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise yetkili makamlara çağrı yaptı, Deniz Kuvvetleri’ni andı.
Uluslararası ilişkiler hukuku ve hariciye tarihi, devletlerin bağımsızlık hamlelerini, ikili diplomatik münasebetlerini ve teşrifat uygulamalarını anlık öznel yorumlar üzerinden değil; kurumsallaşmış evrensel kurallar, uluslararası mütekabiliyet ilkesi ve birincil arşiv vesikaları üzerinden değerlendirir. Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan, 1920 yılındaki Bursa’nın işgali sırasında yaşanan menfur hadiseler ile 1930 yılındaki Ankara ziyareti arasında nedensellik bağı kurmaya çalışan ve o dönem üzerinden geliştirilen bazı retorikler, uluslararası hukuk ve hariciye literatürü ile temelden çelişmektedir. Geçmişteki gayrimeşru bir askeri işgal eylemi ile egemen bir devletin başkentinde mütekabiliyet esasına göre icra edilen diplomatik kabulleri aynı düzlemde değerlendirmek, uluslararası ilişkiler disiplininin bilimsel metodolojisine aykırıdır. Özellikle resmi devlet protokolünü gündelik ve sığ tabirlerle yorumlayarak, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına ve ilk hanımefendilerinden Mevhibe İnönü’nün aziz hatırasına yönelik üstü kapalı iddialarda bulunulması, hariciye tarihinin belgeleri karşısında nesnel bir okuma hatasından ibarettir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!
