Denizaltının tüm mürettebatı cennette buluştu

65 yıl önce Çanakkale’de batarak Türk denizaltıcılık tarihinin en büyük faciasına neden olan TCG Dumlupınar’ın son tanığı da hayatını kaybetti. İsveç bandıralı Naboland şilebiyle çarpışan denizaltıdan kurtulan 5 kişiden olan astsubay Hüseyin Akış 93 yaşında öldü. Akış; ”Kurtulduğuma sevinemedim, 65 yıldır Dumlu’yu ve silah arkadaşlarımı unutamıyorum” demişti.

0
3

4 Nisan deniz şehitleri günü

4 Nisan 1953’te NATO tatbikatından dönen TCG Dumlupınar denizaltısı, Çanakkale Boğazı’nın Nara Burnu açıklarında İsveç yük gemisi Naboland ile çarpışarak batmıştı. Denizaltı ile 81 denizci Çanakkale Boğazı’nın 85 metre derinliğine gömülürken, köprü üstü seyir görevinde olan 5 asker denize düşerek hayatta kalmıştı. Türk denizaltıcılık tarihinin en trajik kazasının son tanığı emekli astsubay Hüseyin Akış’ta memleketi mersin’de hayatını kaybetti. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı denizaltının 86 kişilik mürettebatından son kalan asker olan güverte astsubayı Hüseyin Akış, her yıl aksatmadan Mersin’den Gölcük’te ki Donanma Komutanlığı’na gelerek anma törenlerine katılıyordu.

95 yaşında olmasına ve pek çok sağlık sorunu yaşamasına rağmen her yıl 4 Nisan’da düzenlenen törenlere katılan Hüseyin Akış, silah arkadaşları şehit olduğu için hayatta kaldığına sevinmediğini söylerdi. 4 Nisan 2016’da  TCG Kurtaran gemisinin kurtarma dalgıcı emekli astsubay Yılmaz Süsen ile bir araya gelen Akış, yaşadıklarını şöyle anlatmıştı. “ Kıdemli astsubay Hüseyin İnkaya’dan nöbeti alarak güverteye çıktım. Boğaz geçişlerinde çok manevra yapıldığı için Hüseyin ağabeyim dinlenmek yerine yardım için yanımda kaldı. Köprü üstünde 5 kişiydik. Bir anda karşımıza çıkan Naboland ile çarpıştığımızda denize döküldük. Dibe doğru gidiyordum. 2 gün önce doğan oğlum Mehmet’i göremeden öleceğimi düşündüm. Son bir hamle ile 20-30 metre derinlikten satha çıktığımda denizaltımızın sulara gömüldüğünü gördüm. 81 silah arkadaşımın mezarı TCG Dumlupınar’ın çelik bedeni oldu.”

Hüseyin İnkaya’nın 2014’te ölmesi üzerine faciadan geriye kalan son kişi olan Akış, “65 yıldır TCG Dumlupınar’ı unutamıyorum. Bana uzun ömür dilenmesi acılarımı tazeliyor. En son Hüseyin ağabeyimi toprağa verdim. Dumlupınar’ın son tanığı olmanın verdiği ağır sorumluluk ile yaşıyorum. Denizaltıcılığın en büyük faciasının son tanığı olmanın sorumluluğuyla silah arkadaşlarımın kahramanlıklarını her yerde anlatıyorum. Tüm deniz şehitlerimizin sadece 4 Nisan da değil her zaman hatırlanmasını ve vatan sevgilerinin örnek alınmasını isterim.” demişti.

Türk denizaltıcılığının en kara günü

Akdeniz’de NATO’nun Mavi Deniz Tatbikatı’na katılan TCG Dumlupınar, 4 Nisan 1953’te Gölcük’te ki Donanma Komutanlığı’na dönmek için girdiği Çanakkale Boğazı’nda İsveç bandıralı Naboland ile çarpışmıştı. 81’i denizaltının içindeki personelle birlikte Nara Burnu’nun 91 metre altına batan Dumlupınar’ın güvertesinde ki ve köprü üstünde ki 5 asker kurtulmuştu. 72 saat süren uğraşlara ve tüm çabalara rağmen 81 denizaltıcı kurtarılamazken, Türk denizcilik tarihinin en acı facialarından biri yaşanmıştı. Hüseyin Akış, doktorların ‘gitme’ uyarısına rağmen her yıl düzenlenen anma törenlerine katılmıştı. İlerleyen yaşı ve sağlık sorunları artan Akış sadece 65 yıldır ilk kez bu yıl ki törenlere katılamamıştı. Akış’ın cenazesi Mersin’in Silifke ilçesi Bolacalı Köyü’nde toprağa verildi.

CEVAP VER