Fotoğrafın gücüyle toplumsal mesajlar veren Ahmet Dayıoğlu, hayatını balıkçılık yaparak kazanan bir çifti görüntüleyerek deniz yaşamının güzelliklerini ve zorluklarını bir kez daha hatırlattı. Bodrum-Mazıköy’de Şahlan isimli ahşap tekneleriyle her sabah erkenden Ege Denizi’ne açılan durdu ve Hüseyin Karagöl çiftini gözlemleyerek fotoğraflayan Ahmet Dayıoğlu, “Bizim kahramanımız Durdu Teyze. Eşi Hüseyin Amca ile sabaha karşı çıkıyorlar, kıyıdan uzaklara açılıp ağ atıyorlar. Sonra teknede kahvaltı yapıp biraz uyuduktan sonra ağı toplayıp dönüyorlar. 4-5 saat sürüyor dönmeleri. Ben de dönüşlerini kollayıp çekiyordum. Deniz emekçilerin zorlu ve dingin hayatlarına güzel bir örnek olan bu çift aynı zamanda Anadolu’nun kültürel zenginliğinin de kanıtı” dedi.
Ahmet Dayıoğlu, “Onlar Anadolu’nun kadim geleneğini günümüze kadar getiren gerçek kültür taşıyıcıları. Ağlarını saldıkları denizden aldıkları balıkları doğaya saygılı şekilde satıp ekmeklerini çıkartırken maviliklerin sunduğu güzelliklerin de sembolü” dedi.
İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkan Adayı Recep Düzgit, 11 Ekim’de gerçekleştirilen organ seçimlerinin ardından çarpıcı bir basın açıklaması yaptı. Sandıktan çıkan iradeyi değerlendiren Düzgit, meclis üyelerine yönelik irade fesadı ve haksız oy temini iddialarına sert tepki göstererek, konuyu yargıya taşıyacaklarını ilan etti.
İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın dört şubesinde 1 ve 2 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerde, resmî olmayan sonuçlara göre mavi listeler üyelerin tercihi oldu. İskenderun’da üç, Kocaeli’de iki listenin yarıştığı seçimleri Mavi Liste kazanırken, Karadeniz Ereğli’de ve Aliağa’da tek listeyle seçime katılan ekipler güven tazeledi.
İran ile Irak arasında 22 Eylül 1980’de başlayan ve sekiz yıl süren savaş, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde eşine az rastlanan bir eşzamanlılıkla kesişir. Bu tarihten yalnızca on gün önce, 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri “Bayrak” kod adlı harekatla yönetime el koymuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedilmiş, siyasi partiler kapatılmış ve ülke Milli Güvenlik Konseyi yönetimine girmişti. Türkiye, kendi demokratik rejimini askıya aldığı günlerde, iki komşusunun birbirine karşı topyekûn bir savaşa giriştiğini izlemek zorunda kaldı. Bu çakışma, savaşın Türkiye’ye etkilerini salt bir dış politika meselesi olmaktan çıkarıp, ülkenin iç rejimi, ekonomik yönelimi, basın düzeni ve güvenlik mimarisiyle iç içe geçmiş bir meseleler yumağına dönüştürmüştür. İran-Irak Harbi, Türkiye’nin girmediği, fakat sekiz yıl boyunca her gün içinde yaşadığı bir savaş olarak, hem dış politikanın manevra alanını belirlemiş hem de iç siyasetin ekonomik ve güvenlik gündemini doğrudan şekillendirmiştir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.