Golden Globe Race 2026
Dünyanın en zorlu, dış dünyayla iletişimsiz ve modern teknolojiden uzak solo okyanus yarışlarından biri olan Golden Globe Race, Fransa’nın Les Sables-d’Olonne kentinden verilen görkemli startla nefes kesen bir maceraya sahne oluyor. Bu organizasyon yalnızca bir yelken yarışından öte; insanın doğayla, kendi sınırlarıyla ve yalnızlıkla verdiği en büyük mental ve fiziksel dayanıklılık sınavı olarak nitelendiriliyor. Katılımcılardan en deneyimsizi olan Donald Crowhurst ise yarışın baskısı ve teknesinin eksiklikleri altında, hayatına son vermeyi seçmişti. Belgeselleri ve filmi yapılan bu olaylı yarıştan sonra, aynı ruhun canlanması için 50 sene geçmesi gerekti. Avustralyalı denizci ve maceraperest Don McIntyre, 2018 yılında Golden Globe’u yeniden hayata geçirdi. O yıl 18 tekne katıldı, sadece beşi yarışı bitirebildi. 2022’de de 16 tekne start aldı, üçü yarışı bitirebildi. Bu yarışın kazananı 233 gün 20 saat 43 dakika ve 47 saniyeyle Güney Afrikalı Kirsten Neuschäfer oldu. Neuschäfer, üç büyük burunu geçerek yapılan dünya turu yarışını kazanan ilk kadın ve bir dünya turu yarışını kazanan ilk Güney Afrikalı yelkenci.
30 Bin Deniz Millik Destansı Rota
Katılımcılar, yaklaşık 30 bin deniz milini tek başına (single-handed), durmaksızın (non-stop) ve dışarıdan hiçbir ikmal veya teknik destek almadan tamamlamak zorunda kalıyorlar. Okyanus geçişleri boyunca denizciler kendi imkânlarıyla yetinmek, teknelerini ve donanımlarını yönetmek, karşılarına çıkan devasa fırtınaları yine kendi bilgi ve becerileriyle çözmek durumundalar. Golden Globe Race, modern dünyanın konforundan uzaklaşarak gerçek denizciyi ortaya çıkaran eşsiz bir meydan okuma. 2026 edisyonunda Türkiye, okyanus seyrine gönül vermiş iki deneyimli ve kararlı denizciyle temsil ediliyor. Türk denizcilik tarihi açısından altın harflerle yazılacak bu mücadelede yer alan isimler Prof. Dr. Selim Yalçın ve Ertan Beşkardeş.
Prof. Dr. Selim Yalçın: “Engelli Çocuklar İçin Umut Seyri”
Tıp dünyasında çocuk ortopedisi alanındaki başarılı kariyeriyle bilinen Prof. Dr. Selim Yalçın, hayatını engelli çocukların yaşamlarını iyileştirmeye adamış bir isim. Bu insani sorumluluk bilincini okyanuslara taşıyan Yalçın, kariyeri boyunca elde ettiği yaklaşık 90 bin deniz millik devasa açık deniz tecrübesini Golden Globe Race sahnesine aktarıyor. Endurance 35 tipi “Help Disabled Children” adlı yelkenlisiyle start alan Yalçın, dünyanın çevresini kat ederken yalnızca sportif bir başarı peşinde koşmuyor; aynı zamanda engelli çocuklar için güçlü bir küresel farkındalık ve umut mesajı veriyor. Türk denizciliğinin sivil amirali Sadun Boro’dan aldığı ilhamla dünyayı dolaşan denizci Prof. Dr. Selim Yalçın, engelli çocukların toplum tarafından farkında olunması için yelken açtı. Endurace 35 tipi Help Disabled Children(Engelli Çocuklara yardım Edin) isimli teknesiyle maviliklerde mücadelesini sürdürüyor.
Ertan Beşkardeş’in Hedefi: Efsanevi Cape Horn
Denizle bağı çocukluk yıllarında, 12 yaşında İstanbul Boğazı’nın sularında başlayan Ertan Beşkardeş, 1979 yılında İngiltere’ye yerleşmesine rağmen yelken ve deniz tutkusundan hiç kopmadı. Yıllar içinde edindiği birikimi açık denizlere taşıyan Beşkardeş, daha önce Mini Globe Race’i başarıyla tamamlayarak dünyayı tek başına dolaşan Türk denizciler arasındaki saygın yerini almıştı. 2026 Golden Globe Race’e “Miss Beagle” ile katılan Beşkardeş’in en büyük hedeflerinden biri, denizciliğin en tehlikeli ve efsanevi geçiş noktalarından biri olan Cape Horn’u başarıyla geride bırakmak.
Golden Globe Race 2026’da Türk bayrağı, dünyanın en büyük okyanuslarında yalnızca iki teknede dalgalanmayacak. Türkiye’nin denizcilik kültürünü, keşif ruhunu ve insanın kendi sınırlarını aşabileceğine dair inancını da taşıyacak.
Telefonla iletişim yasak
68 ruhuyla yapılan yarışta katılımcıların internet erişimi yok. Bu nedenle yelkenciler yarışacakları süre içinde yakınlarıyla haberleşemeyecekler. Ancak karada, kendilerine haber verilmesi gereken bir durum olursa, yarış komitesi onlara bildirecek. Yarışın en temel kuralı ise modern teknolojinin tamamen dışarıda bırakılması: GPS, uydu navigasyon sistemleri, modern elektronik seyir cihazları ve dışarıdan hiçbir destek veya yardım kabul edilmiyor.
Denizciler; gökyüzü, yıldızlar, sekstant, kâğıt haritalar ve geleneksel seyir yöntemleriyle rotalarını bulmaya çalışıyorlar. Teknelerde yerlerinin belirlenmesini sağlayacak AIS (Automatic Identification System – Otomatik Tanımlama Sistemi) donanımı var ancak bu sistem sadece teknelerin dışarıdan takip edilebilmesi için kullanılıyor. Yani kaptanlar bu sistemden bilgi alamayacak.
Erden Eruç’un Kararlılığı: “Hedef 2030”
Bu büyük yolculuğun Türkiye adına bir diğer ilham verici simgesi ise 18 Guinness Dünya Rekoru sahibi Türk kaşif ve dayanıklılık sporcusu Erden Eruç oldu. Golden Globe Race için dört yıl boyunca aralıksız ve son derece disiplinli bir hazırlık süreci yürüten Eruç, yarışa yalnızca sekiz hafta kala geçirdiği talihsiz bir sakatlık (Aşil tendonunun kopması) nedeniyle 2026 startından ne yazık ki çekilmek zorunda kaldı. Ancak azmi ve keşif ruhuyla tanınan Eruç için bu durum yalnızca geçici bir erteleme anlamı taşıyor. Hayallerin rotasını kaybetmeyeceğini kanıtlayan Erden Eruç, şimdiden tüm hazırlıklarını ve hedefini Golden Globe Race 2030’a çevirdi.
Türk bayrağı dünyanın en vahşi sularında
Prof. Dr. Selim Yalçın, Ertan Beşkardeş ve Erden Eruç’un farklı kulvarlardan ve rotalardan yola çıkıp aynı ortak noktada buluşan hikâyeleri; insan iradesinin ve sınırlarının sandığımızdan çok daha geniş olduğunu kanıtlıyor. Okyanusun ortasında insanı ileri taşıyan gücün yalnızca rüzgâr olmadığının; bilgi, titiz hazırlık, sarsılmaz cesaret ve vazgeçmeme iradesinin hayati olduğunun altını çizen bu dev organizasyonda, Türk bayrağı dünyanın en vahşi sularında gururla dalgalanıyor.
Çağrı Özpideciler:
“Yelkenlerini azim ve gururla şişirdiler, yola çıktılar”
İki Türk denizci ülkemizde hak ettikleri ilgi ve desteği bulamazken, onları denizci Çağrı Özpideciler uğurladı. Beşkardeş ve Yalçın, okyanusa açılırken el sallayan denizci Özpideciler, Deniz kartalı’na bilgi verdi.
“Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşanıyor. İki Türk denizci, modern GPS’in kolaylığına sırtını dönerek, durmaksızın ve tek başına okyanusa meydan okuyor; çünkü herkesin, yalnızca en yalın araçlarına güvenerek aşması gereken bir okyanusu vardır. Çok inançlı ve azimli gördüm onları. Mutluluk ve gurur verici”
KAYNAK: BBC





















Yorumlar kapalı.