Merak ediliyordu
Antalya’nın Finike ilçesinde Finike-Demre karayolunun kenarındaki dağ yamacında yer alan Suluin Mağarası, Türk ve yabancı dalgıçların tüm çabalarına rağmen tam olarak keşfedilmemişti. 1995 yılında ABD’Li dalgıçların karışım gaz ile indiği derinlikleri görmek isteyen 2 Alman dalgıç hayatını kaybetmişti. Birinci Derecede Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı olarak tescillenen mağara, gizemleri ve bilinmeyenleriyle merak ediliyordu. Su altında 40-50 metre derinliklerde perde şeklinde devasa sarkıt ve dikitler bulunan mağaranın tarih öncesindeki dönemlerde büyük bir çöküntü veya deniz yükselmesiyle sular altında kaldığı düşünülüyor.

Suluin Mağarası’nda Bilinmeyen Kalmadı
Karadeniz Dalgıçları Spor Kulübü ve Gelibolu Teknik Dalış Merkezi arama kurtarma ekipleri, günümüz modern dalış imkanlarını da kullanarak Suluin Mağarası’nın keşgi için harekete geçti. Uzun yıllardır deprem, sel, çığ ve suda boğulma gibi vakalarda kamu kurumlarına gönüllü olarak çalışan ekip, Finike Kaymakamlığı koordinasyonunda; Eceabat Kaymakamlığı, Rize Valiliği ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün destekleriyle dalışlar yaptı.

Dalış planlaması 175 metre derinliğe göre yapıldı
10-16 Ağustos 2026 tarihleri arasında Antalya’nın Finike ilçesindeki gizemli Suluin Mağarası’nda kapsamlı keşif ve tatbikat dalışı yapan ekibin ilk hedefi, mağaranın keşfedilmemiş bölümlerinin haritalandırılması ve araştırılmasıydı. Daha önceki dalışlarda ulaşılamayan en derin noktanın tespiti için 175 metreye kadar hesaplanan planlama yapıldı.

Yapılan zorlu ve dikkatli dalışlar sonucunda, mağaranın en derin noktası 117 metre olarak tespit edildi. Ayrıca, mağaranın kuzey tarafında daha önce varlığı bilinmeyen yeni bir galeri keşfedilerek mağaranın son noktası kayıt altına alındı ve yüzeye kadar kesintisiz bir kılavuz hat çekilerek gelecek ekipler için güvenli bir geçiş rotası oluşturuldu. Böylece doğal bir zenginliğin sırları, doğanın şartlarına uyularak, modern teknolojinin ışığında çözülmüş oldu.

Türkiye’de Bir İlk: Hidrojenli Gaz Karışımı
Bu tarihi operasyonu bilimsel ve teknik açıdan benzersiz kılan en önemli detay, yüksek basınç sinir sistemi sendromu (HPNS) riskine karşı alınan önlemdi. Derin sularda yüksek helyum içeriğinin yarattığı riskleri minimize etmek amacıyla, Türkiye’de kamuya açık kayıtlara göre ilk kez bir dalışta Helyum-Hidrojen-Oksijen karışımı kullanıldı. Bu teknik başarı, Türk teknik dalış tarihine bir ilk olarak geçti.

Kapalı Ortamda Arama-Kurtarma Tatbikatı
Keşif dalışlarının ikincil ve stratejik amacı ise, kamu ve sivil toplum arama-kurtarma ekiplerinin kapalı ortamdaki dalış ve kurtarma kabiliyetlerini geliştirmekti. Kamu kurumlarından gelen katılımcıların da dahil olduğu ekip, zorlu şartlar altında kapalı ortamdan kurtarma ve tahliye tatbikatlarını başarıyla tamamladı.

8 yıl önce Tayland’da yaşanan operasyonu hatırlattı
Deniz Kartalı’na konuşan Rıza Birkan, “ Suluin Mağarası’nda bilinen ilk kapsamlı keşif dalışı 1995 yılında, dönemin Devlet Su İşleri ve Kepez Elektrik İdaresi’nin girişimiyle Türkiye’ye davet edilen iki Amerikalı mağara dalgıcı tarafından gerçekleştirildi. Gökhan Türe ve Zafer Kızılkaya’nın da Türk dalgıçlar olarak belirli bölümlerde eşlik ettiği bu çalışmada, Amerikalı dalgıçlar mağaranın güney duvarı boyunca ilerleyerek dönemin teknik imkânlarının elverdiği noktaya kadar ulaşabildi. O yılların dalış teknolojisi, ekipman olanakları ve mağara dalışı konusundaki bilgi birikimi düşünüldüğünde bu keşif, son derece önemli bir başarıydı. Dalgıçlar kendi notlarında Suluin’i büyüklüğü ve etkileyici yapısından çok etkilendiklerini, keşfetme fırsatı bulamadıkları güney duvarı ve mağaranın ulaştığı son noktayı oldukça merak ettiklerini paylaşmışlardı.

Bu duygularla mağaraya her ne kadar yeni bir dalış planlama isteklerini belirtseler de bu fırsatı bulamamışlar. Aradan geçen 31 yılın ardından mağaranın güney duvarında bir kısma kadar Amerikalı dalgıçların döşediği kılavuz hat duruyordu. Gelişen kapalı devre dalış sistemleri, ekipman, planlama ve keşif teknikleri sayesinde Suluin’in alanında uzman Türk dalgıçları tarafından mağaranın daha önce ulaşılamayan tüm bölümlerine girildi ve bilinen sualtı galerilerinin tamamı keşfedilerek mağaranın en derin noktası olan 117 metreye sonraki dalışlar için yol gösterici kılavuz hat çekildi. 2018 yılında Tayland’da bir sualtı mağarasında mahsur kalan çocukların kurtarılması gibi zorlu operasyonlara hazırlıklı olmalıyız, çünkü etrafı 4 denizle çevrili, iç sularında muhteşem su zenginliği barındıran bir ülkeyiz” dedi.

Turizm İçin Görsel Tanıtım
Suluin Mağarası’nın eşsiz sualtı dünyasının ülke turizmine kazandırılması amacıyla, Su Altı Fotoğrafçıları ve Filmcileri Derneği (SUFOD) üyeleri tarafından kapsamlı görüntüleme çalışmaları yapıldı. Milli bir serbest dalış sporcusunun modelliğinde gerçekleştirilen bu çekimler, mağaranın coğrafi zenginliğini gözler önüne serdi.

SULUİN MAĞARASI ARAŞTIRMA-KEŞİF EKİBİ
Rıza Birkan
Murathan Yıldız
Alper Burak Küçükkaramıklı
Ali Şener
Bnb. Ahmet Kemal Yılmaz
Bnb. Orhan Adıgüzel
Ömer Çakır (yüzey destek ekibi )
Nuray Ürkmez (yüzey destek ekibi)



























Yorumlar kapalı.