
- Klasik Tekneler Buluşması Gerçekleştirildi
Ahşap ve Rüzgarın Buluştuğu Nokta Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu (KÜDENFOR) himayesinde kurulan Klasik Tekneler Platformu (KTP) öncülüğünde ve Setur Marinas Kalamış & Fenerbahçe’nin ev sahipliğinde düzenlenen 9. Klasik Tekneler Buluşması, geçmişin deniz kültürünü günümüze taşıyan zarif tekneleri ve deniz tutkunlarını buluşturdu. Yıllara meydan okuyan hatları, usta ellerden çıkma işçilikleri ve üzerlerinde taşıdıkları deniz tarihiyle göz kamaştıran klasik tekneler, denize indirilmelerinin yıllar sonra zarafetlerinden ve özgün kimliklerinden hiçbir şey kaybetmediklerini kanıtladı.


Denizin eskisi geçmişin güzeli 17 tekne buluştu
Klasik tekneler, Kalamış marinada nostalji rüzgarları estirirken yeni nesil denizcilere denizcilik kültürünün köklerini hatırlattı. Etkinlik boyunca bir araya gelen tekne sahipleri, denizciler ve deniz kültürüne gönül veren yüzlerce vatandaş, klasik teknelerin benzersiz hikayelerini dinleme ve bu nostaljik atmosferi paylaşma fırsatı buldu. Tarihî deniz taşıtları arasında 1904 yapımı Şef ve 1910 yapımı Vilia dikkat çekerken, listede ayrıca Shangri-La (1939-40), Neptün 2 (1965), Bora VII (1965), Melmoth II (1967) ve Nesime (1968) gibi köklü tekneler de yer aldı. Geçmişin ustalığını bugüne taşıyan etkinlikte; Yosun (1985), Koç Üniversitesi (2000), 12 Kadem Dingi, Kavruk (2025), DAK/SAR 301 (1941), Babakuş (1971), Shrimp (1997), Leylim (2004), Kancabaş (2022-2024) ve Lady Leyla gibi farklı dönemlere ait pek çok değerli tekne ve deniz aracı da sahneye çıktı. Denizcilik Mirasına Sahip Çıkılıyor Türkiye’de deniz kültürünün ve tarihi deniz araçlarının korunması adına kritik bir platform haline gelen buluşma, etkinliğin her geçen yıl büyüdüğünü gösterdi.


Çok paydaşlı katılım
Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu (KÜDENFOR) Kurucusu Amiral Cem Gürdeniz, “Bu buluşmayı Rahmi M. Koç Müzesi, İstanbul Yelken Kulübü, Hamit Naci Mavi Vatan Vakfı, Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü, Tuzla Yat Kulübü, DAKSAR (Denizde Arama Kurtarma) Derneği, Gemi Sevenler ve Modelciler Derneği, Derinlere Saygı Dalış Topluluğu ve Moda Deniz Kulübü iş birliğiyle gerçekleştiriyoruz. Klasik Tekneler Buluşması artık yalnızca teknelerin bir araya geldiği güzel bir denizcilik etkinliği değildir. Bu buluşma, Türkiye’nin giderek kaybolan denizcilik kültür mirasını korumak, kayıt altına almak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla yürüttüğümüz bir sivil toplum hareketinin görünür yüzüdür.

Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili, yarımada coğrafyasına sahip bir ülkedir. Ancak bir ülkenin denizlerle çevrili olması, onun kendiliğinden denizci bir devlet ve denizci bir toplum olması anlamına gelmiyor. Denizcileşmek için denizi ekonomiye, savunmaya, ulaştırmaya ve eğitime katmak kadar deniz kültürünü ve denizcilik mirasını da korumak gerekiyor. Çünkü denizcilik yalnızca gemilerden, limanlardan ve tersanelerden ibaret değildir. Denizcilik aynı zamanda bir kültürdür, bir hafızadır, kuşaktan kuşağa aktarılan bir yaşam biçimidir.” dedi.

“Klasik teknelerin zarafetine bakın”
Tarih boyunca kullandığımız çok değerli gemilerin ve teknelerin büyük bölümünü koruyamadığımızı söyleyen Amiral Gürdeniz, “Bunun önemli nedenlerinden biri devlet geleneğimizin tarih boyunca büyük ölçüde kara odaklı gelişmiş olmasıdır. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri 1983 yılında yürürlüğe giren Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’dur. Bu kanun tarihî yapıları, evleri, anıtları ve pek çok kültür varlığını koruma altına alırken gemiler ve denizcilik mirası konusunda ciddi bir boşluk bırakmıştır. Hatta Atatürk’ün bulunduğu tarihî evler korunurken, onun bulunduğu ve Cumhuriyet tarihimizin tanığı olmuş gemiler aynı koruma anlayışı içinde değerlendirilmemiştir. Klasik Tekneler Platformu bu ihtiyaçtan doğdu. Türkiye kıyılarında yaklaşık 150 klasik tekneyi kayıt altına aldık. Bazen kaybolmak üzere olan bir teknenin haberini alıyoruz.

Çevremizdeki denizcileri, koleksiyoncuları ve bu kültüre gönül vermiş insanları harekete geçiriyoruz. Böylece her yıl birkaç teknenin daha yok olmaktan kurtarılmasına vesile oluyoruz. Bir başka hedefimiz de geçmişin estetik anlayışını geleceğin tekne tasarımına taşımaktır. Gemi inşa mühendislerimizi, tasarımcılarımızı ve tersanelerimizi klasik teknelerin güzel ve zarif hatlarından yararlanmaya teşvik ediyoruz. Çünkü çağımızın neoliberal üretim ve tüketim anlayışı ne yazık ki niceliği niteliğin, sürati zarafetin, tüketimi kalıcılığın önüne geçirdi. Bugün son derece pahalı, teknolojik ve lüks tekneler yapılıyor.

Fakat bunların pek azı yanımızdan geçtikten sonra dönüp bir kez daha bakma ihtiyacı uyandırıyor. Oysa eski teknelere bakın. Birçoğunun borda hattında, baş ve kıç formunda, kamarasında, direğinde, güvertesinde ve en küçük ayrıntısında bile bir estetik kaygı görürsünüz. Tekne yalnızca su üzerinde hareket eden bir araç değildir; aynı zamanda insanın denizle kurduğu ilişkinin estetik ifadesidir. Bu nedenle genç gemi inşa mühendislerimize ve tasarımcılarımıza da buradan çağrı yapmak istiyorum: Geçmişi taklit etmeyin, fakat geçmişin zarafetini öğrenin. Yeni teknolojiyi eski ustaların güzellik anlayışıyla buluşturun. İnsanların arkasından dönüp bir kez daha bakacağı tekneler tasarlayın.” dedi.

Deniz eskileriyle ilgilenenlere çağrı
Gürdeniz; “Deniz antikaları ve deniz eskileriyle ilgilenen, bunları amatör ruhla toplayan ve koruyan bütün denizseverleri Klasik Tekneler Platformu çatısı altında buluşmaya davet ediyoruz. Amacımız mümkün olduğu ölçüde bir envanter oluşturmaktır. Hangi tarihî gemiden ne kaldı? Arkasında nasıl bir hikâye var? Bir geminin yüz yıl boyunca taşıdığı kampana ne olduğu bilinmeden bir hurdacıya veya bir antikacıya düşebilir. Tarihî bir geminin isim levhası, dümeni veya pusulası, hikâyesi unutulduğu anda sıradan bir eski eşya haline gelir. Oysa onun hangi gemiden geldiğini biliyorsanız artık söz konusu varlık bir objeden ibaret değildir; denizcilik tarihimizin yaşayan bir belgesidir. Eskiden yalnızca siyah beyaz Türk filmlerinde gördüğümüz o zarif teknelerin hâlâ yaşayan örneklerini çocuklarımızın ve gençlerimizin görmesini sağlıyoruz. Denizcilik mirasımızı birlikte koruyacağız. Çünkü geçmişini koruyamayan bir denizcilik kültürü, geleceğini de inşa edemez.” şeklinde konuşmasını tamamladı.

KTP Başkanı Aylan: “Koruyamadığımız değerleri unutmamalıyız”
Klasik Tekneler Platformu Başkanı Işık Aylan ise, “Bizim için klasik tekne, yalnızca yaşı ilerlemiş bir deniz aracı değildir. Klasik tekne; ustalığın, malzemenin, çizginin, denizcilik bilgisinin ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yaşayan tanığıdır. Ahşabın kokusunu, ustanın el izini, bir dönemin estetik anlayışını ve denizle kurulmuş saygılı ilişkiyi taşır. Bugün burada yalnızca tekneleri sergilemek için toplanmadık. Asıl amacımız; denizcilik tarihimizin yaşayan parçalarını korumak, onları genç kuşaklara tanıtmak ve bu kültürün gelecekte de yaşamasını sağlamaktır. Ancak üzülerek bir gerçeği de görmezden gelemeyiz. Karadaki birçok eski eseri koruma altına aldık. Hepimizin bildiği gibi Atatürk’ün evini, arabasını, Dolmabahçe Sarayı’ndaki odasını, şahsi eşyalarını ve daha pek çok hatırasını koruma altına aldık.

Peki, Atatürk’ün kullandığı, Cumhuriyet tarihimize tanıklık etmiş gemi ve tekneleri ne kadar koruyabildik? Bandırma Vapuru, Söğütlü ve Ertuğrul yatları, Yavuz zırhlısı… Bir tarihî geminin değerinin hurda ağırlığıyla ölçülemeyeceğini öğrenmeliyiz. Onun gerçek değeri, taşıdığı tarihtir. Bir gemiyi sökebilirsiniz; ahşabını, çeliğini, bronzunu değerlendirebilirsiniz. Ama o geminin taşıdığı tarihi ve hikâyeyi yeniden inşa edemezsiniz; onun hafızasını kaybedersiniz. Geçmişi geri getiremeyiz; fakat geçmişten kalanları korumak ve bundan sonra kaybetmemek bizim elimizdedir. Klasik teknelere sahip çıkmak, deniz kültürümüze ve tarihimize sahip çıkmaktır.” diye konuştu.

Yeni Kitap: Denizde İz Bırakan Yelkenliler
Türk amatör denizciliğinin ve klasik tekne tutkusunun yaşayan efsanesi Yücel Köyağasıoğlu’nun yazdığı ve KÜDENFOR yayınlarından çıkan ‘Denizde İz Bırakanlar’ isimli kitap da okuyucuyla buluştu. Yücel Köyağasıoğlu’nun oğlu ve kitabın editörü Orkan Köyağasıoğlu ise, Yelkenli Seyrin Temel Prensipleri, Armalar ve Yelkenler, Antik Çağ’dan Yeni Çağ’a Gemiler ve Denizcilik, Okyanus’un Kanatlı Perileri: Gemiler, Yelkenli Gemilerde Yaşam, Yatlar, Yelkenli Okul Gemileri, Yelkenli Tekne Tipleri, Efsane Denizciler ve Yelkenlileri, Türkiye’de Tekne Yapımı gibi konuları kapsayan eseri tanıttı.













Yorumlar kapalı.