Müsilaj dile geldi “BİLİM İNSANLARINI DİNLEMEDİNİZ BEN OLDUM”
Normal (100%)
- Yazı Boyutunu Ayarla Okuma rahatlığı için seçin
- Küçük 100% Dev
Haberle ilgili daha fazlası:# Çanakkale Doğa ve Çevre Platformu # Marmara Denizi'nin çığlığı müsilaj
Mod seçin, deneyimini kişiselleştirin.
Marmara Denizi'ni etkisi altına alan deniz salyası yani müsilajın neden oluştuğuna dair çarpıcı bir video hazırlandı. Çanakkale Doğa ve Çevre Platformu tarafından hazırlanan video ile müsilajın oluşma nedenleri esprili dille sıralanırken, en önemli nedenin bilim insanlarının uyarılarının dinlenmemesi olduğunun altı çiziliyor.

2 Ağustos 1926 gecesi Ege Denizi’nin açık sularında Türk bandıralı Bozkurt gemisi ile Fransız bandıralı Lotus gemisi arasında yaşanan çarpışma, sekiz Türk denizcisinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanmış ve genç Türkiye Cumhuriyeti’ni uluslararası hukuk tarihinin en çarpıcı davalarından birinin merkezine taşımıştır. Fransa’nın, Türk mahkemelerinin bir Fransız vatandaşını yargılama yetkisini sorgulaması, meselenin Lahey’deki Uluslararası Daimî Adalet Divanı önüne taşınmasına yol açmıştır. Divan’ın 7 Eylül 1927 tarihli kararı, yalnızca Türkiye lehine bir hüküm değil, aynı zamanda uluslararası hukukta devlet egemenliğinin sınırlarına ilişkin temel bir ilkenin —Lotus İlkesinin— doğuşunu da simgelemektedir. Bu çalışma, söz konusu davayı tarihsel bağlamı, diplomatik boyutu, hukuki muhakemesi ve uluslararası hukuka kalıcı etkisi çerçevesinde bütüncül bir bakış açısıyla ele almaktadır.
Ukrayna’nın açıklamasına göre Rusya, önceki gün, Odessa limanından ayrılan bir tahıl gemisini hedef aldı. Hindistanlı, Ukraynalı ve Suriyeli 18 mürettebatın 10’u hayatını kaybetti. Geminin Türk bir şirkete ait Golden Leo gemisi olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet, Dışişleri kaynaklarına ve Rusya Büyükelçiliğine konuyu sordu ancak yanıt alamadı. Emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise yetkili makamlara çağrı yaptı, Deniz Kuvvetleri’ni andı.
Uluslararası ilişkiler hukuku ve hariciye tarihi, devletlerin bağımsızlık hamlelerini, ikili diplomatik münasebetlerini ve teşrifat uygulamalarını anlık öznel yorumlar üzerinden değil; kurumsallaşmış evrensel kurallar, uluslararası mütekabiliyet ilkesi ve birincil arşiv vesikaları üzerinden değerlendirir. Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan, 1920 yılındaki Bursa’nın işgali sırasında yaşanan menfur hadiseler ile 1930 yılındaki Ankara ziyareti arasında nedensellik bağı kurmaya çalışan ve o dönem üzerinden geliştirilen bazı retorikler, uluslararası hukuk ve hariciye literatürü ile temelden çelişmektedir. Geçmişteki gayrimeşru bir askeri işgal eylemi ile egemen bir devletin başkentinde mütekabiliyet esasına göre icra edilen diplomatik kabulleri aynı düzlemde değerlendirmek, uluslararası ilişkiler disiplininin bilimsel metodolojisine aykırıdır. Özellikle resmi devlet protokolünü gündelik ve sığ tabirlerle yorumlayarak, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına ve ilk hanımefendilerinden Mevhibe İnönü’nün aziz hatırasına yönelik üstü kapalı iddialarda bulunulması, hariciye tarihinin belgeleri karşısında nesnel bir okuma hatasından ibarettir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!
Tekrar deneyiniz.
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Yorumlar kapalı.