Denizkurdu 2021 tatbikatı tüm hızıyla sürerken milli Cirit füzesi atan millî Silahlı İnsansız Deniz Aracı(SİDA), kara hedefini imha etti. Milli İHA ile çekilen DENİZKURDU-2021 Tatbikatı’ndaki ilk harp başlıklı atış görüntüleri ilgi çekti.
Türkiye’nin tüm kıyı şeridindeki gücünü kanıtlayan Denizkurdu Tatbikatı 132 su üstü savaş gemisi, 10 denizaltı, 43 uçak, 28 helikopter, 14 insansız hava aracı ile gerçekleşiyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın idaresindeki tatbikatta SAT, SAS ve Amfibi timlerinin yanı sıra Kara, Hava, Jandarma, Özel Kuvvetler ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın unsurları da görev alırken Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan ÖZBAL tatbikatı TCG Gediz firkateyninden izledi.
Kıyı birlikleri, mayın harbi, deniz ve amfibi eğitimleri ile denizden denetim harekâtı ve atışlarla devam eden tatbikatta milli imkanlarla geliştirilen Silahlı İnsansız Deniz Aracı (SİDA) Doğu Akdeniz’de ilk atışı yaptı. Milli Cirit füzesi atan Silahlı İnsansız Deniz Aracı(SİDA)’nın ilk harp başlıklı atış görüntüleri ilgi çekti.
Türkiye’nin deniz üzerindeki en büyük fuarı Bosphorus Boat Show Deniz Fuarı, 17-25 Ekim 2026 tarihlerinde Ataköy Marina’da gerçekleştirilecek. YATED Fuarcılık A.Ş.’nin satış, pazarlama ve organizasyonunda tek yetkili olduğu, Türkiye’nin en önemli denizcilik buluşmalarından olan fuar, 9 gün boyunca 120 firma, 200 tekne ve 500’den fazla markayı deniz tutkunlarıyla buluşturacak. Mega yatlardan motor yatlara, yelkenli teknelerden katamaranlara, sürat teknelerinden deniz oyuncaklarına kadar geniş bir ürün yelpazesinin sergileneceği fuar, deniz üzerindeki gösterileri ve ziyaretçilere yönelik birçok etkinlikle de İstanbul’a denizcilik atmosferini yaşatacak.
Ukrayna’nın açıklamasına göre Rusya, önceki gün, Odessa limanından ayrılan bir tahıl gemisini hedef aldı. Hindistanlı, Ukraynalı ve Suriyeli 18 mürettebatın 10’u hayatını kaybetti. Geminin Türk bir şirkete ait Golden Leo gemisi olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet, Dışişleri kaynaklarına ve Rusya Büyükelçiliğine konuyu sordu ancak yanıt alamadı. Emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise yetkili makamlara çağrı yaptı, Deniz Kuvvetleri’ni andı.
Uluslararası ilişkiler hukuku ve hariciye tarihi, devletlerin bağımsızlık hamlelerini, ikili diplomatik münasebetlerini ve teşrifat uygulamalarını anlık öznel yorumlar üzerinden değil; kurumsallaşmış evrensel kurallar, uluslararası mütekabiliyet ilkesi ve birincil arşiv vesikaları üzerinden değerlendirir. Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan, 1920 yılındaki Bursa’nın işgali sırasında yaşanan menfur hadiseler ile 1930 yılındaki Ankara ziyareti arasında nedensellik bağı kurmaya çalışan ve o dönem üzerinden geliştirilen bazı retorikler, uluslararası hukuk ve hariciye literatürü ile temelden çelişmektedir. Geçmişteki gayrimeşru bir askeri işgal eylemi ile egemen bir devletin başkentinde mütekabiliyet esasına göre icra edilen diplomatik kabulleri aynı düzlemde değerlendirmek, uluslararası ilişkiler disiplininin bilimsel metodolojisine aykırıdır. Özellikle resmi devlet protokolünü gündelik ve sığ tabirlerle yorumlayarak, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına ve ilk hanımefendilerinden Mevhibe İnönü’nün aziz hatırasına yönelik üstü kapalı iddialarda bulunulması, hariciye tarihinin belgeleri karşısında nesnel bir okuma hatasından ibarettir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Yorumlar kapalı.