Cem Gürdeniz: “Biden-Putin Görüşmesi Jeopolitik Bilek Güreşidir”
Cem Gürdeniz: “Biden-Putin Görüşmesi Jeopolitik Bilek Güreşidir”
ABD Başkanı Joe Biden ile Rusya Devlet başkanı Vilademir Putin'in video konferans yöntemiyle gerçekleşen görüşme dünya genelinde dikkatle izlenmişti. 'Ukrayna Gerilimi' merkezine alan görüşmede Biden'ın Rusya'nın Ukrayna sınırına yaptığı askeri yığınağı gündeme getirdiği ve ABD ve müttefiklerinin ekonomik yaptırım uygulayabileceği ifadelerini kullandığı belirlendi. Putin'in ise jeopolitik gerginliğin Rusya'nın omuzlarına yüklenemeyeceğini ve Avrasya coğrafyasında haklarını sonuna kadar koruyacakları yönünde karşılık verdiği öğrenilmişti. Flash Tv'de canlı yayına katılan Mavi Vatan doktrininin fikir babası ve Türkiye'nin denizcileşmesi için çabalayan Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz görüşmenin büyük bir jeopolitik bilek güreşi olduğunu belirtti.
NATO’nun genişleyerek Ukrayna’ya kadar ilerlediğini belirtirken Rusya’nın 150 bin askerle bölgede bulunduğunu ve her türlü jeopolitik manevraya hazır olduğu mesajını verdiğini söyledi. Dünyanın ABD, Rusya ve Çin’den oluşan 3 kutuplu bir sisteme geldiğini belirten Gürdeniz, ayrıca Karadeniz’i barış denizi yapan Montrö Sözleşmesi üzerine yaptıkları basın açıklamasına da değindi.
Çin, 44 yıl sonra hem bilinen ilk denizaltı tabanlı füze denemesini hem de nükleer enerjili bir denizaltından yapılan ilk füze denemesini gerçekleştirdi. Pasifik Okyanusu’nda gerçekleşen test füze atışına, Japonya ve Avustralya tepki gösterdi.
Ukrayna’nın açıklamasına göre Rusya, önceki gün, Odessa limanından ayrılan bir tahıl gemisini hedef aldı. Hindistanlı, Ukraynalı ve Suriyeli 18 mürettebatın 10’u hayatını kaybetti. Geminin Türk bir şirkete ait Golden Leo gemisi olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet, Dışişleri kaynaklarına ve Rusya Büyükelçiliğine konuyu sordu ancak yanıt alamadı. Emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise yetkili makamlara çağrı yaptı, Deniz Kuvvetleri’ni andı.
Uluslararası ilişkiler hukuku ve hariciye tarihi, devletlerin bağımsızlık hamlelerini, ikili diplomatik münasebetlerini ve teşrifat uygulamalarını anlık öznel yorumlar üzerinden değil; kurumsallaşmış evrensel kurallar, uluslararası mütekabiliyet ilkesi ve birincil arşiv vesikaları üzerinden değerlendirir. Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan, 1920 yılındaki Bursa’nın işgali sırasında yaşanan menfur hadiseler ile 1930 yılındaki Ankara ziyareti arasında nedensellik bağı kurmaya çalışan ve o dönem üzerinden geliştirilen bazı retorikler, uluslararası hukuk ve hariciye literatürü ile temelden çelişmektedir. Geçmişteki gayrimeşru bir askeri işgal eylemi ile egemen bir devletin başkentinde mütekabiliyet esasına göre icra edilen diplomatik kabulleri aynı düzlemde değerlendirmek, uluslararası ilişkiler disiplininin bilimsel metodolojisine aykırıdır. Özellikle resmi devlet protokolünü gündelik ve sığ tabirlerle yorumlayarak, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına ve ilk hanımefendilerinden Mevhibe İnönü’nün aziz hatırasına yönelik üstü kapalı iddialarda bulunulması, hariciye tarihinin belgeleri karşısında nesnel bir okuma hatasından ibarettir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Yorumlar kapalı.