Cem Gürdeniz: “Biden-Putin Görüşmesi Jeopolitik Bilek Güreşidir”
ABD Başkanı Joe Biden ile Rusya Devlet başkanı Vilademir Putin'in video konferans yöntemiyle gerçekleşen görüşme dünya genelinde dikkatle izlenmişti. 'Ukrayna Gerilimi' merkezine alan görüşmede Biden'ın Rusya'nın Ukrayna sınırına yaptığı askeri yığınağı gündeme getirdiği ve ABD ve müttefiklerinin ekonomik yaptırım uygulayabileceği ifadelerini kullandığı belirlendi. Putin'in ise jeopolitik gerginliğin Rusya'nın omuzlarına yüklenemeyeceğini ve Avrasya coğrafyasında haklarını sonuna kadar koruyacakları yönünde karşılık verdiği öğrenilmişti. Flash Tv'de canlı yayına katılan Mavi Vatan doktrininin fikir babası ve Türkiye'nin denizcileşmesi için çabalayan Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz görüşmenin büyük bir jeopolitik bilek güreşi olduğunu belirtti.
NATO’nun genişleyerek Ukrayna’ya kadar ilerlediğini belirtirken Rusya’nın 150 bin askerle bölgede bulunduğunu ve her türlü jeopolitik manevraya hazır olduğu mesajını verdiğini söyledi. Dünyanın ABD, Rusya ve Çin’den oluşan 3 kutuplu bir sisteme geldiğini belirten Gürdeniz, ayrıca Karadeniz’i barış denizi yapan Montrö Sözleşmesi üzerine yaptıkları basın açıklamasına da değindi.
https://www.youtube.com/watch?v=KW8EOqUb-DA
Cem Gürdeniz: “Biden-Putin Görüşmesi Jeopolitik Bilek Güreşidir”
Güney ve Orta Asya’nın jeopolitik fay hatlarında sular durulmuyor. Yaklaşık 2 bin 600 kilometrelik Durand Hattı boyunca tırmanan askeri gerilim ve sınır ötesi operasyonlar, bölgesel güvenlik mimarisini yeniden tehdit etmeye başladı. İki komşu ülke arasındaki çatışma dinamikleri, yalnızca sınır güvenliği sorunlarının ötesine geçerek bölgesel istikrar, ticaret yolları ve enerji koridorları üzerinde ciddi riskler oluşturuyor.
İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın dört şubesinde 1 ve 2 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerde, resmî olmayan sonuçlara göre mavi listeler üyelerin tercihi oldu. İskenderun’da üç, Kocaeli’de iki listenin yarıştığı seçimleri Mavi Liste kazanırken, Karadeniz Ereğli’de ve Aliağa’da tek listeyle seçime katılan ekipler güven tazeledi.
İran ile Irak arasında 22 Eylül 1980’de başlayan ve sekiz yıl süren savaş, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde eşine az rastlanan bir eşzamanlılıkla kesişir. Bu tarihten yalnızca on gün önce, 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri “Bayrak” kod adlı harekatla yönetime el koymuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedilmiş, siyasi partiler kapatılmış ve ülke Milli Güvenlik Konseyi yönetimine girmişti. Türkiye, kendi demokratik rejimini askıya aldığı günlerde, iki komşusunun birbirine karşı topyekûn bir savaşa giriştiğini izlemek zorunda kaldı. Bu çakışma, savaşın Türkiye’ye etkilerini salt bir dış politika meselesi olmaktan çıkarıp, ülkenin iç rejimi, ekonomik yönelimi, basın düzeni ve güvenlik mimarisiyle iç içe geçmiş bir meseleler yumağına dönüştürmüştür. İran-Irak Harbi, Türkiye’nin girmediği, fakat sekiz yıl boyunca her gün içinde yaşadığı bir savaş olarak, hem dış politikanın manevra alanını belirlemiş hem de iç siyasetin ekonomik ve güvenlik gündemini doğrudan şekillendirmiştir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.