



Mod seçin, deneyimini kişiselleştirin.
Kalamış Koyu’ndan 12 mil yarıçaplı alanda 24 saat görev yapan DAK/SAR gönüllüleri, yüzlerce insanı hayata döndürmenin haklı gururunu yaşıyor. Halen 250 aktif gönüllüden oluşan DAK/SAR, şimdiye kadar yaklaşık 600 insanı can kaybı tehlikesinden kurtarırken 3000'e yakın deniz olayına müdahale etti. Aldıkları disiplinli eğitimin ve ciddiyetin sonucu olarak arama kurtarma gönüllüsü yetişen gönüllüler sürat botlarıyla, bazen karaya oturan bir tekneye, bazen makinesi bozulan bir bota, bazen sürüklenen bir rüzgar sörfçüsüne yardıma gidiyor. Denize düşen insanları sürat botlarıyla kurtarma konusunda gönüllülükten öteye geçen DAK/SAR gönüllüleri, bu kez denize girdikten sonra akıntıyla açığa sürüklenen bir kadını bota alarak büyük bir hayati tehlikenin önüne geçti. DAK/SAR, tüm görevlerini Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan aldığı yetki, onay ve koordinasyonla yürütüyor.





Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl XV. (15.) kez düzenlenecek olan Ulusal Gemi ve Yat Tasarım Yarışması’nın detayları belli oldu. Türk denizcilik sektörünün tasarım gücünü artırmak ve endüstriyel tasarıma olan ilgiyi desteklemek amacıyla gerçekleştirilen yarışmanın bu yılki ana konusu “Römorkör Tasarımı” olarak belirlendi. Sektörün geleceğine yön verecek özgün projelerin yarışacağı organizasyon için son başvuru tarihi 4 Eylül 2026 olarak açıklandı.
Ukrayna’nın açıklamasına göre Rusya, önceki gün, Odessa limanından ayrılan bir tahıl gemisini hedef aldı. Hindistanlı, Ukraynalı ve Suriyeli 18 mürettebatın 10’u hayatını kaybetti. Geminin Türk bir şirkete ait Golden Leo gemisi olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet, Dışişleri kaynaklarına ve Rusya Büyükelçiliğine konuyu sordu ancak yanıt alamadı. Emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise yetkili makamlara çağrı yaptı, Deniz Kuvvetleri’ni andı.
Uluslararası ilişkiler hukuku ve hariciye tarihi, devletlerin bağımsızlık hamlelerini, ikili diplomatik münasebetlerini ve teşrifat uygulamalarını anlık öznel yorumlar üzerinden değil; kurumsallaşmış evrensel kurallar, uluslararası mütekabiliyet ilkesi ve birincil arşiv vesikaları üzerinden değerlendirir. Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan, 1920 yılındaki Bursa’nın işgali sırasında yaşanan menfur hadiseler ile 1930 yılındaki Ankara ziyareti arasında nedensellik bağı kurmaya çalışan ve o dönem üzerinden geliştirilen bazı retorikler, uluslararası hukuk ve hariciye literatürü ile temelden çelişmektedir. Geçmişteki gayrimeşru bir askeri işgal eylemi ile egemen bir devletin başkentinde mütekabiliyet esasına göre icra edilen diplomatik kabulleri aynı düzlemde değerlendirmek, uluslararası ilişkiler disiplininin bilimsel metodolojisine aykırıdır. Özellikle resmi devlet protokolünü gündelik ve sığ tabirlerle yorumlayarak, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına ve ilk hanımefendilerinden Mevhibe İnönü’nün aziz hatırasına yönelik üstü kapalı iddialarda bulunulması, hariciye tarihinin belgeleri karşısında nesnel bir okuma hatasından ibarettir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!
Tekrar deneyiniz.
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Yorumlar kapalı.