MİKROPLASTİKLER ANNE KARNINDA BİLE VAR
Plastik atıklar yalnızca bir çöp sorunu değil. Yakılıyor, gömülüyor, doğaya bırakılıyor ve zamanla mikroplastiklere dönüşerek toprağa, suya ve gıdaya karışıyor. Türkiye’ye gelen yüz binlerce ton plastik atığın önemli bir bölümü Adana ve Mersin gibi bölgelerde çevre ve halk sağlığı açısından ciddi riskler yaratıyor. Bilim insanları artık mikroplastikleri insan kanında, anne sütünde ve hatta anne karnındaki bebeklerde tespit ediyor.
Gerçek bir sıfır atık politikası, atıkları yönetmekten önce atığın oluşmasını engellemeyi hedeflemeli.

Şu an ne oluyor?
Türkiye, COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanırken Sıfır Atık temasını uluslararası alanda öne çıkarıyor. Ancak aynı zamanda Avrupa Birliği’nin en büyük plastik atık alıcısı olmaya devam ediyor.
2025 yılında Avrupa Birliği’nin plastik atık ihracatı yüzde 19 artarak 503 bin tona ulaştı ve bu atıkların en büyük bölümü Türkiye’ye gönderildi. Bir yandan plastik atıkları ithal ediyor, diğer yandan yeni petrokimya yatırımlarıyla plastik üretim kapasitesini büyütüyoruz.
Sıfır Atık söylemi ile sahadaki gerçekler arasında büyük bir çelişki bulunuyor.
Değişmesi gerekenler neler?
⛔ Plastik ve tekstil atıkları ithalatı devam ediyor.
⛔ Yeni petrokimya tesisleri ve plastik üretim yatırımları sürüyor.
⛔ Plastik üretimini kaynağında azaltacak bağlayıcı hedefler bulunmuyor.
⛔ Türkiye, Küresel Plastik Anlaşması müzakerelerinde üretim kısıtlamalarını savunan güçlü bir pozisyon almıyor.



























Yorumlar kapalı.