Son Gelişmeler
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Modern Korsanlık Kabul Edilemez

Modern Korsanlık Kabul Edilemez

Mora Yarımadası’nın güney batısında Türk bayraklı M/V Roselina A kargo gemisinin Alman fırkateyni tarafından durdurularak operasyon timinin helikopterle gemiye çıkmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyleyen uzmanlar sert tepki gösterilmesi gerektiğini belirtti. Libya’ya yasadışı silah sevkiyatını engellemek için çok uluslu yürütülen İrini operasyonunda görevli bir Yunan amiralin yönettiği askeri operasyonun uluslararası hukukun ilkeleriyle ve NATO müttefikliğiyle çeliştiğini belirten uzmanlar görüşlerini değerlendirdi. Türkiye’nin en büyük ticari gemi filosunu barındıran Arkas Holding’e ait 148 metre boyundaki konteyner gemisinin durdurulmasının ağır yaptırım gerektirdiğini belirten uzmanlar, Türk boğazlarından geçen bir Alman gemisine bire bir yaptırım uygulanabileceğini vurguladı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Karan:

“Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre Türkiye’den izin alınmadan yapılan bu eylem, uluslararası hukukun tüm kurallarına aykırıdır. BM Güvenlik Konseyi’nin aldığı 2292 sayılı karar ile, açık denizde savaş gemisinin ticari gemiye ziyareti sadece bayrak devletinin rızasıyla gerçekleşebilir. Yani Almanya’nın Türkiye Cumhuriyeti’nden izin almadan bu eylemi yapması hukuk dışıdır. Denizde yasadışı faaliyetleri ve terörü engellemek için 2005 yılında bu karar ek olarak SUA protokolü düzenlendi. Suç unsuru bulunduğu iddiasıyla gemiye çıkma hakkı bu protokolde de bayrak ülkelerinin rıza göstermesi şartıyla koşuldu. Bayrak devleti izin vermeden ticari gemiye çıkılması tazminat talep etmeyi beraberinde getirir. Geminin donatanı, armatörü, yük sahibi hatta gemi adamları Almanya’dan tazminat isteyebilir. Aynı şekilde karşılık verilerek bir Alman gemisi durdurularak bire bir uygulama yapılabilir. Alman devletinin sonuçlarına katlanması gereken bir uygulama yapılmıştır”

Emekli Amiral Cem Gürdeniz:

“Yapılanın bir üstü savaş ilanıdır. 4 Temmuz 2003 tarihinde yaşanan çuval olayından farksız görmüyorum. Türkiye’nin üyesi olduğu NATO’da ki ittifak ve müttefiklik ruhuna tamamen aykırıdır ve bu ilkeleri sorgulanması gerekir. Çok saygın ve tüm kurallara uyan bir şirketin idaresindeki ticari gemiye yapılan açıkça düşmanca bir harekettir. Denizde haydutluk denilebilen bir olay gerçekleşmiştir. G 20 zirvesinin gerçekleştiği ve AB ile ABD ilişkilerinin konuşulduğu günlerde bunun yapılması manidardır. Türkiye’ye stratejik bir mesaj verilmek isteniyor. Doğu Akdeniz, Libya ve Azerbaycan-Dağlık Karabağ üzerinden verilen siyasi ve stratejik mesaj ile Almanya arabuluculuk vasfını yitirmiştir. Gemiye bayrak devletinin izni olmadan çıkılamaz. Yapılan düşmanca hareket Türk bayrağına karşı haydutluktur. Türk toprağı kabul edilen gemideki personeli de direndikleri için tebrik ediyorum. Almanya, NATO’daki ittifak ruhuna aykırı davrandığı için en sert ve ciddi şekilde cevap verilmelidir”

Bahçeşehir Üniversitesi Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi Direktörü Doç. Dr. Cihat Yaycı:

“Bayrak Yasası denilen bir gerçek vardır. Denize kıyısı olsun olmasın, her devlet kendi bayrağını taşıyan gemileri açık denizde seyrüsefer ettirme hakkı vardır. SUA sözleşmesi 2005 değişikliklerinde bayrak devleti rızası esastır. ABD’nin talebiyle izin için 4 saatlik süre konmuştu. Bunun uygulanabilmesi için sözleşmeye taraf devletlerin buna rıza verdiklerine dair IMO’ya bildirimde bulunması gerekir. Bayrak devleti rızası olmadan asla yapılamaz. Bayrağı Türk olmasa, donatanı veya mürettebatı Türk ise bile bu durum kabul edilemez”

Emekli Amiral Mustafa Özbey:

“BM Güvenlik Konseyi’nin kararlarına rağmen Alman-Yunan işbirliğiyle kotarılmış işlem hukuki değil, siyasidir. Ay sonunda Türkiye’yi konuşacak AB’nin bize mesaj vermesi, Yunan’ı yatıştırması, Yunanistan’ın Türkiye’yi zor duruma sokmaktan alacağı haz diyebiliriz. Açık denizde ticaret gemileri; esir ticareti, korsanlık, yasal olmayan radyo yayını ve kimliksiz ticaret gemisi dışında bayrak devletinin denetimindedir. Libya yaklaşma suları olan açık denizde, tanınmış Trablusgarp Hükümeti ile danışmalarda bulunarak böyle bir arama yapılabilir. Fakat, Rosalina A öyle bir yerde değil, Mora’nın 30 mil güney batısında. Ayrıca Türkiye’nin olumsuz görüşüne rağmen gemiye çıkılması emredilmiş. Bu iş karakolda bitecektir. Uluslararası hukuk bir düzen sağlar ve kaosu yok eder, siz bu düzene kulak asmazsanız kaos yaratırsınız. Uluslararası hukuka aykırı hareket eden devletlerin hukuka uygun yola sokulması için reprisal yani mukabele uygulanır. Yunan bayraklı ticaret gemileri AB’nde yüzde 54 oranında. Türkiye’nin onlardan birini açık denizde benzer şartlarda araması ve alıkoyması haklı hale gelmiştir. Daha sonra da Alman ticaret gemilerine yapılmalıdır”

Maltepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Ünal

“Yapılan korsanlıktır ve mutlaka cevabı verilmelidir. Meselenin iki boyutu var. Bu aramanın hukuksuzluk olduğunu anlatmak için mutlaka iki ülkeye diplomatik girişimde bulunulmalı. Hatta nota verilerek iki ülkeden de izahat istenmelidir. Rıza göstermeden arama yapılmasının nedeni öğrenildikten sonra özür dilemeleri sağlanmalıdır. Geminin sahibi Türk devletinin desteğiyle tazminat talep edebilir. Yaptırım için iki ülkeyi ayırmak gerekiyor çünkü Alman gemisi Yunan komutanın idaresinde. Emri veren Yunan komutandır. Benzeri gerekçelerle Yunan ticari gemileri limanlara çekilmedi 24 saat varan bekleme sürelerinin ardından bırakılmalıdır”

Türk Armatörler Birliği:

“Tüm ticaret gemilerinin uluslararası sularda seyrüsefer serbestisi uluslararası anlaşmalarla garanti altına alınmıştır. Bir harp gemisi ancak gemiyi ya BM’nin yaptırım kararlarıyla ya da kendi ülkesinin karasularında durdurabilir. Uluslararası sulardaysa bayrak ülkesinin rızasıyla arama gerçekleştirilir. AB kapsamında Libya açıklarında yapılan bir harekatta ülkemiz rızası olmadan gemimizde arama yapılması tamamıyla uluslararası mevzuata ve pratikteki uygulamalara aykırıdır. Gemimizin uluslararası sulardaki seyrüsefer serbestisinin keyfiyetle başka bir ülke veya birliği tarafından kısıtlanmasını sektörümüz adına kınıyoruz”

Alman donanması için Kiel’de inşa edilen F 220 borda numaralı Hamburg fırkateyni, 2005 yılında hizmete girdi. Çeşitli NATO görevlerine katılan Hamburg, ABD  saldırı grubuna tam entegre olan ilk Alman savaş gemisiydi. Bir ABD uçak gemisini tek başına koruyan ilk Alman gemisi koruması olarak biliniyor.

 

Geminin sahibi ARKAS Holding:

“Türk Bayraklı 9163984 IMO kayıt numaralı M/V Roseline A konteyner yük gemisi Libya’nın Misurata limanına gerçekleştirdiği ticari seferi sırasında kendisini EU Warship olarak tanıtan ve bir Alman gemisi olduğu anlaşılan F220 bandıra numaralı bir fırkateynden telsiz aracılığı ile bir kısım sorgulamaya maruz kalmış ve aynı gemiden kaldırılan bir helikopterden gemimize bir kısım askeri personel gemi kaptanının muhalefetine rağmen indirilmiştir. Askeri personel gemide ve konteynerlerde silahlı arama yapmıştır. Ekip 16 saat sonra helikopterle gemimizden ayrılmışlardır. Telsiz sorgulamaları sırasında, durum kaptan tarafınca hem Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı’na hem de MRCC Ankara’ya, şirketimiz yetkililerince de T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na iletilmiştir. Şirketimiz tüm faaliyetlerde ulusal ve uluslararası kurallara ve teamüllere en ince noktasına kadar uymuştur. Gerçekleştirdiği tüm taşımalar insani ve ticari maksatlıdır. Bu şekilde bir uygulama ile karşı karşıya kalmak mürettebatımızı endişeye sevk etmiş ve şirketimizi de üzmüştür. Meydana gelen olay sırasında gemimize askerlerin çıkmasına karşılık uzun yıllar açık deniz tecrübesi olan mürettebatımız herhangi bir mukavemet göstermemiş, işbirlikçi ve uyumlu davranarak üzücü bir olayın meydana gelmesi engellenmiştir”

 

Modern Korsanlık Kabul Edilemez

Yorumlar kapalı.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!