Son Gelişmeler
  1. Haberler
  2. Bizim Denizler
  3. TÜRK KADINININ BAHRİYEYLE TANIŞMASI… 1 TEMMUZ DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI KUTLU OLSUN

TÜRK KADINININ BAHRİYEYLE TANIŞMASI… 1 TEMMUZ DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI KUTLU OLSUN

Türkiye’de kadınların denizci kültürüyle tanışmaları ve bahriyeye katılmaları 1955 yılına dayanır. Deniz Harp Okulu sınav ilanında ‘’T.C vatandaşı olmak’’ koşulunu fark eden mavi tutkunu 2 genç kız (Gürışık GÜRPINAR ve İlgi YENER) ile Deniz Harp Okulunun dolayısıyla Türk Deniz Kuvvetlerinin kapısı kızlara açılır ve ilk mezununu 1957 yılında Asteğmen rütbesiyle verir. Sonrasında 1 kız öğrenci daha (Nihal GÖKÇAKIN) girer ve 1960 yılında o da başarıyla mezun olur. Sonrasında Yıldız Teknik Üniversitesinde kariyerine mühendis sınıfına geçerek devam eder. 1959 yılında ise 5 kız öğrenci (Seval ERDOK(ÜNSALDI), Günsel BATURALP, Serpil ERDEMLİ, Saime ÖZSARI ve Kudret GÜNDÜZ) Deniz Harp Okulu'na girer ve 1961 yılında Asteğmen rütbesiyle mezun olurlar. SAVARONA Okul Gemisi ile 1 ay süreli Akdeniz Limanlarını kapsayan eğitim seyri sonrası, Kıyı Birliklerine atanarak çeşitli birimlerde görevlerine devam ederler.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kadın subaylar denizlerde

Kendilerine gemi görevi verilmez, o dönemin gemi koşulları gereği, ama  o ‘’mavi tutkusuyla’’ kızlar arada mavi tura çıkarlar kendi imkanlarıyla, hayatlarındaki mavi eksiklerini tamamlar bir şekilde onlar da…

Kadınlara Deniz Kuvvetleri’nin kapısını açan bu cesur Atatürk kızlarını, epey aradan sonra, 1992 yılında, alınacak diğerleri ve diğerleri izler. Ancak bu sefer bir farkla, denizin kıyı birliklerinde değil, gemilerde görevlendirilmek üzere…

Onlardan biri olabildiğim için şanslıyım.

Denizle ilgilenen, denizi seven, hayatına deniz katan  herkesin bir mavi hikayesi vardır. Benimki de Tuna nehri ve Atatürk hikayeleriyle geçen çocukluğum… Küçükken çadır kampında geçti yazlarım;  Dağlarda kızılcık, böğürtlen toplayıp yüzerek, sahilde taş, midye kabuğu toplayarak… Şanslı çocuklardık. Şansmış meğer  yaşanan o dengeli huzur….Balkan göçmeni bir aileden geliyorum, Tuna Nehri kıyısından göç etmişler, denizsiz kalamamışlar haliyle ve çözüm Saros Körfezi sahili…Tabiatla iç içe olmanın da en güzel çözümü, çadır kampı. Uyanır uyanmaz denizde yüzünü yıkamak o serinlikte, dünyanın en güzel şeylerinden biri….Kanının damarlarında dolaştığını hissedersin gerçekten…

                                                                                                                                                                           Fotoğraf: Ömer Şehit

Saate bakmadan vakit geçirmenin keyfi

Sonra kahvaltı ve kitap saati, öğleden sonra deniz ve spor (spor derken balıkçı kayığından uzağa atlama, yüzme yarışı (kafalar sahilden nokta görünene kadar),  plajda birbirini yakalamaca ve 2 direğin üzerine tutturulmuş bir filede plaj voleybolu veya dağ/tepe tırmanışı) , duş akşam yemeği sonrası aile yürüyüşü, arkadaş toplanmaları…En güzel tarafı da bunları saate bakmadan, tabiatın belirlediği zamana uyarak yapmaktı sanırım. Tabi anneciğimizin, yaşadığı pek çok zorluğu  hissettirmeden, bize yaşattığı sakin ve keyifli geçen o yaz günleri çok keyifli birer anı oldu şimdi…Kardeşimle gazete kağıtlarından yaptığımız gemilerin pınarlarda süzülüşünü seyrettiğimiz o tatlı anlar….

Kürek sporuyla hayat heyecanını yükseltmek mümkündür

Sonra haliyle zorlamadan edindiğimiz bu doğal kondisyonumuza, disiplinli çalışmamız ve çok kıymetli antrenörlerimizin aktardığı değerleri de ekleyerek, milli sporcu seviyesinde bayrağımızı dalgalandırdığımız o Dünya şampiyonası/kupası yarışları… Yine mavi ile buluşma heyecanı ile seçilen, bir su sporu olan kürekle hayatı artırma heyecanı hevesi… İnsan dayanıklılığının sınırı zorlamasıyla, doğayla uyumlanan kusursuzluğa en yakın hissettiğiniz o derinlik halidir kürek, diyor ’’Kürek çocukları’’ kitabında Daniel James Brown. Tavsiye ederim konusu her ne kadar kürek olsa da, yokluktan gelen hayatların birleşerek çoğalması ve Olimpiyat şampiyonluğuna giden zorlu yolu anlatıyor. Gerçekten de geçmişimiz, geleceğimizi yaratıyor her anında…

Bu sene Türkiye Kürek Federasyonu sporcusu (FBLi sporcu) Elis ÖZBAY bir ilki yaşatacak bize. İlk defa bir kadın kürekçimiz olimpiyat yolunda. Gururluyuz.  Tüm  bu yaşanan yaşanacak heyecanları, umutları  Ulu Önderimiz Başkomutanımız  Mustafa Kemal ATATÜRK’ün eşsiz vizyonuna ve silah arkadaşlarıyla birlikte bize hediye ettiği haklara borçluyuz.

1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramımız kutlu olsun.

Sevgilerimle⚓…

 

 

TÜRK KADINININ BAHRİYEYLE TANIŞMASI… 1 TEMMUZ DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI KUTLU OLSUN

Yorumlar kapalı.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!