Bir süre önce yeni koronavirüsün pangolinlerden yayılmış olacağı iddiasının ardından gözler, bu ilginç hayvana çevrildi. Çin, pullarındaki değerli maddeler nedeniyle kaçak avcıların peşinde olduğu pangolinleri korumak için harekete geçti.
Geçtiğimiz hafta pangolinleri resmi farmakopesi’den çıkarılmasının ardından, Pekin Ormancılık İdaresi, dünyanın en çok ticareti yapılan memelileri, (pandalar gibi) koruma altına aldı. Bu kapsamda da geçtiğimiz hafta bir balık çiftliğinde havuza düşen yavru pangolin tedavi edilerek doğaya salındı. Bir çiftçinin balık havuzundan kurtarılan genç bir pangolinin Çin’in vahşi doğasına geri gönderilmesi, kritik tehlike altındaki hayvanı kurtarma savaşında küçük bir zafer olarak selamlandı.
Korumacılara göre, geçen ay içinde etleri ve ödüllü ölçekleri için haşlanmış en az altı pangolin arasındaydı. Çin Biyoçeşitliliğin Korunması ve Yeşil Kalkınma Vakfı Direktörü Sophia Zhang, “Bu büyük bir mucize, statükoyu gerçekten değiştirdik, böylece şimdi pangolinler vahşi doğada serbest bırakıldı” dedi. Yardım kuruluşunun personeli, Jinhua Hayvan Kurtarma Merkezi ile birlikte çalışan genç kadın pangolini perşembe günü bir ormana bıraktı. Bir balık çiftinde, onu polise bildiren bir çiftçi tarafından bulundu ve hayvan, Jinhua’daki hükümet tarafından işletilen kurtarma merkezine getirildi. Çin’deki vahşi yaşam kurtarma merkezlerinin pangolinleri vahşi doğaya bırakmasına yardımcı olan Zhang, mayıstan temmuz ayına kadar olan süre içinde pangolinleri tespit edileceğini açıkladı.
TMMOB Gemi Mühendisleri Odası (GMO), denizcilik dünyasını fotoğraf sanatıyla buluşturan “Boğazlar ve Gemiler” (Through the Straits) Uluslararası Fotoğraf Yarışması’nı hayata geçiriyor. Dünyanın farklı coğrafyalarındaki stratejik su yollarını, bu boğazlardan geçen gemileri ve deniz kültürünü görsel olarak belgelemeyi amaçlayan yarışma; amatör ve profesyonel tüm fotoğrafçıların katılımına açıldı. TMMOB Gemi Mühendisleri Odası tarafından, İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK) iş birliğiyle düzenlenen organizasyon; Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) ve Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu (FIAP) onaylarıyla uluslararası platformdaki yerini aldı.
İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın dört şubesinde 1 ve 2 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerde, resmî olmayan sonuçlara göre mavi listeler üyelerin tercihi oldu. İskenderun’da üç, Kocaeli’de iki listenin yarıştığı seçimleri Mavi Liste kazanırken, Karadeniz Ereğli’de ve Aliağa’da tek listeyle seçime katılan ekipler güven tazeledi.
İran ile Irak arasında 22 Eylül 1980’de başlayan ve sekiz yıl süren savaş, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde eşine az rastlanan bir eşzamanlılıkla kesişir. Bu tarihten yalnızca on gün önce, 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri “Bayrak” kod adlı harekatla yönetime el koymuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedilmiş, siyasi partiler kapatılmış ve ülke Milli Güvenlik Konseyi yönetimine girmişti. Türkiye, kendi demokratik rejimini askıya aldığı günlerde, iki komşusunun birbirine karşı topyekûn bir savaşa giriştiğini izlemek zorunda kaldı. Bu çakışma, savaşın Türkiye’ye etkilerini salt bir dış politika meselesi olmaktan çıkarıp, ülkenin iç rejimi, ekonomik yönelimi, basın düzeni ve güvenlik mimarisiyle iç içe geçmiş bir meseleler yumağına dönüştürmüştür. İran-Irak Harbi, Türkiye’nin girmediği, fakat sekiz yıl boyunca her gün içinde yaşadığı bir savaş olarak, hem dış politikanın manevra alanını belirlemiş hem de iç siyasetin ekonomik ve güvenlik gündemini doğrudan şekillendirmiştir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.