Bir süre önce yeni koronavirüsün pangolinlerden yayılmış olacağı iddiasının ardından gözler, bu ilginç hayvana çevrildi. Çin, pullarındaki değerli maddeler nedeniyle kaçak avcıların peşinde olduğu pangolinleri korumak için harekete geçti.
Geçtiğimiz hafta pangolinleri resmi farmakopesi’den çıkarılmasının ardından, Pekin Ormancılık İdaresi, dünyanın en çok ticareti yapılan memelileri, (pandalar gibi) koruma altına aldı. Bu kapsamda da geçtiğimiz hafta bir balık çiftliğinde havuza düşen yavru pangolin tedavi edilerek doğaya salındı. Bir çiftçinin balık havuzundan kurtarılan genç bir pangolinin Çin’in vahşi doğasına geri gönderilmesi, kritik tehlike altındaki hayvanı kurtarma savaşında küçük bir zafer olarak selamlandı.
Korumacılara göre, geçen ay içinde etleri ve ödüllü ölçekleri için haşlanmış en az altı pangolin arasındaydı. Çin Biyoçeşitliliğin Korunması ve Yeşil Kalkınma Vakfı Direktörü Sophia Zhang, “Bu büyük bir mucize, statükoyu gerçekten değiştirdik, böylece şimdi pangolinler vahşi doğada serbest bırakıldı” dedi. Yardım kuruluşunun personeli, Jinhua Hayvan Kurtarma Merkezi ile birlikte çalışan genç kadın pangolini perşembe günü bir ormana bıraktı. Bir balık çiftinde, onu polise bildiren bir çiftçi tarafından bulundu ve hayvan, Jinhua’daki hükümet tarafından işletilen kurtarma merkezine getirildi. Çin’deki vahşi yaşam kurtarma merkezlerinin pangolinleri vahşi doğaya bırakmasına yardımcı olan Zhang, mayıstan temmuz ayına kadar olan süre içinde pangolinleri tespit edileceğini açıkladı.
Dünyanın en zorlu ve merhametsiz solo okyanus yarışlarından biri olan Golden Globe Race, Fransa’nın Les Sables-d’Olonne kentinden verilen startla nefes kesen bir maceraya sahne oluyor. GPS, modern elektronik seyir sistemleri ve dışarıdan hiçbir yardım olmaksızın; yalnızca gökyüzü, yıldızlar, sekstant ve kâğıt haritalarla ilerleyen yarışmacılar, yaklaşık 30 bin deniz milini tek başına, durmaksızın ve dış destek almadan tamamlamak için okyanuslara açıldı. Bu heyecan verici mücadelede Türkiye’yi iki deneyimli denizci temsil ediyor:
Ertan Beşkardeş ile Prof. Dr. Selim Yalçın
Ukrayna’nın açıklamasına göre Rusya, önceki gün, Odessa limanından ayrılan bir tahıl gemisini hedef aldı. Hindistanlı, Ukraynalı ve Suriyeli 18 mürettebatın 10’u hayatını kaybetti. Geminin Türk bir şirkete ait Golden Leo gemisi olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet, Dışişleri kaynaklarına ve Rusya Büyükelçiliğine konuyu sordu ancak yanıt alamadı. Emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise yetkili makamlara çağrı yaptı, Deniz Kuvvetleri’ni andı.
Uluslararası ilişkiler hukuku ve hariciye tarihi, devletlerin bağımsızlık hamlelerini, ikili diplomatik münasebetlerini ve teşrifat uygulamalarını anlık öznel yorumlar üzerinden değil; kurumsallaşmış evrensel kurallar, uluslararası mütekabiliyet ilkesi ve birincil arşiv vesikaları üzerinden değerlendirir. Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan, 1920 yılındaki Bursa’nın işgali sırasında yaşanan menfur hadiseler ile 1930 yılındaki Ankara ziyareti arasında nedensellik bağı kurmaya çalışan ve o dönem üzerinden geliştirilen bazı retorikler, uluslararası hukuk ve hariciye literatürü ile temelden çelişmektedir. Geçmişteki gayrimeşru bir askeri işgal eylemi ile egemen bir devletin başkentinde mütekabiliyet esasına göre icra edilen diplomatik kabulleri aynı düzlemde değerlendirmek, uluslararası ilişkiler disiplininin bilimsel metodolojisine aykırıdır. Özellikle resmi devlet protokolünü gündelik ve sığ tabirlerle yorumlayarak, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına ve ilk hanımefendilerinden Mevhibe İnönü’nün aziz hatırasına yönelik üstü kapalı iddialarda bulunulması, hariciye tarihinin belgeleri karşısında nesnel bir okuma hatasından ibarettir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Yorumlar kapalı.