WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), pek çok doğa felaketiyle karşı karşıya kaldığımız bu yılı geride bırakıp yeni yılı karşılamaya hazırlanırken, doğa ve sevdikleriniz için anlamlı bir hediye kampanyasına davet ediyor. Tüm dünya zorlu bir yılı arkasında bırakmaya hazırlanıyor. Ülkemiz tarihinin en büyük orman yangını, seller, müsilaj, aşırı hava olayları gibi birçok doğa felaketiyle karşı karşıya kaldığı bir yılı geride bırakır yeni yılı karşılarken, doğanın ve bize sunduklarının değerini bir kez daha anlıyoruz. Sağlığımızın, gezegenimizin sağlığına bağlı olduğu gerçeğini her geçen gün daha iyi kavrıyoruz.
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), yeni yılda herkesi hediyenin ötesine geçmeye davet ediyor. Doğa ve insan için yeni bir başlangıç yapma vaktinin geldiği bilinciyle, bu yeni yılda sevdikleriniz adına umut dolu yarınlar için doğayı seçmeye çağırıyor. Yeni yılda tehdit altındaki bir türü sembolik olarak evlat edinerek, WWF-Türkiye’nin doğa koruma çalışmalarına destek olabilir, aynı zamanda sevdiklerinize yaşam ve umut dolu bir hediye verebilirsiniz. WWF-Türkiye’nin ‘Evlat Edinme Kampanyası’ çerçevesinde 50 TL bağış ile bir türü evlat edinebilir, isme özel e-sertifikanızı alabilirsiniz. 100 TL bağışlayarak bir türü evlat edinebilir ve basılı sertifikanızı alabilir, 210 TL bağış yaparak bir türü evlat edinebilir ve basılı sertifikanız ile birlikte seçtiğiniz türe özel hediyelerden edinebilirsiniz. 230 TL bağış yaparak basılı sertifika, türe özel hediye ve yanı sıra kalp şeklindeki kır çiçeği tohum topunu teslim alabilirsiniz. Bireysel evlat edinme işlemleri için http://destek.wwf.org.tr sayfasını ziyaret edebilir; uyelik@wwf.org.tr adresi üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
2 Ağustos 1926 gecesi Ege Denizi’nin açık sularında Türk bandıralı Bozkurt gemisi ile Fransız bandıralı Lotus gemisi arasında yaşanan çarpışma, sekiz Türk denizcisinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanmış ve genç Türkiye Cumhuriyeti’ni uluslararası hukuk tarihinin en çarpıcı davalarından birinin merkezine taşımıştır. Fransa’nın, Türk mahkemelerinin bir Fransız vatandaşını yargılama yetkisini sorgulaması, meselenin Lahey’deki Uluslararası Daimî Adalet Divanı önüne taşınmasına yol açmıştır. Divan’ın 7 Eylül 1927 tarihli kararı, yalnızca Türkiye lehine bir hüküm değil, aynı zamanda uluslararası hukukta devlet egemenliğinin sınırlarına ilişkin temel bir ilkenin —Lotus İlkesinin— doğuşunu da simgelemektedir. Bu çalışma, söz konusu davayı tarihsel bağlamı, diplomatik boyutu, hukuki muhakemesi ve uluslararası hukuka kalıcı etkisi çerçevesinde bütüncül bir bakış açısıyla ele almaktadır.
Ukrayna’nın açıklamasına göre Rusya, önceki gün, Odessa limanından ayrılan bir tahıl gemisini hedef aldı. Hindistanlı, Ukraynalı ve Suriyeli 18 mürettebatın 10’u hayatını kaybetti. Geminin Türk bir şirkete ait Golden Leo gemisi olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet, Dışişleri kaynaklarına ve Rusya Büyükelçiliğine konuyu sordu ancak yanıt alamadı. Emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise yetkili makamlara çağrı yaptı, Deniz Kuvvetleri’ni andı.
Uluslararası ilişkiler hukuku ve hariciye tarihi, devletlerin bağımsızlık hamlelerini, ikili diplomatik münasebetlerini ve teşrifat uygulamalarını anlık öznel yorumlar üzerinden değil; kurumsallaşmış evrensel kurallar, uluslararası mütekabiliyet ilkesi ve birincil arşiv vesikaları üzerinden değerlendirir. Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan, 1920 yılındaki Bursa’nın işgali sırasında yaşanan menfur hadiseler ile 1930 yılındaki Ankara ziyareti arasında nedensellik bağı kurmaya çalışan ve o dönem üzerinden geliştirilen bazı retorikler, uluslararası hukuk ve hariciye literatürü ile temelden çelişmektedir. Geçmişteki gayrimeşru bir askeri işgal eylemi ile egemen bir devletin başkentinde mütekabiliyet esasına göre icra edilen diplomatik kabulleri aynı düzlemde değerlendirmek, uluslararası ilişkiler disiplininin bilimsel metodolojisine aykırıdır. Özellikle resmi devlet protokolünü gündelik ve sığ tabirlerle yorumlayarak, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına ve ilk hanımefendilerinden Mevhibe İnönü’nün aziz hatırasına yönelik üstü kapalı iddialarda bulunulması, hariciye tarihinin belgeleri karşısında nesnel bir okuma hatasından ibarettir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Yorumlar kapalı.