WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), pek çok doğa felaketiyle karşı karşıya kaldığımız bu yılı geride bırakıp yeni yılı karşılamaya hazırlanırken, doğa ve sevdikleriniz için anlamlı bir hediye kampanyasına davet ediyor. Tüm dünya zorlu bir yılı arkasında bırakmaya hazırlanıyor. Ülkemiz tarihinin en büyük orman yangını, seller, müsilaj, aşırı hava olayları gibi birçok doğa felaketiyle karşı karşıya kaldığı bir yılı geride bırakır yeni yılı karşılarken, doğanın ve bize sunduklarının değerini bir kez daha anlıyoruz. Sağlığımızın, gezegenimizin sağlığına bağlı olduğu gerçeğini her geçen gün daha iyi kavrıyoruz.
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), yeni yılda herkesi hediyenin ötesine geçmeye davet ediyor. Doğa ve insan için yeni bir başlangıç yapma vaktinin geldiği bilinciyle, bu yeni yılda sevdikleriniz adına umut dolu yarınlar için doğayı seçmeye çağırıyor. Yeni yılda tehdit altındaki bir türü sembolik olarak evlat edinerek, WWF-Türkiye’nin doğa koruma çalışmalarına destek olabilir, aynı zamanda sevdiklerinize yaşam ve umut dolu bir hediye verebilirsiniz. WWF-Türkiye’nin ‘Evlat Edinme Kampanyası’ çerçevesinde 50 TL bağış ile bir türü evlat edinebilir, isme özel e-sertifikanızı alabilirsiniz. 100 TL bağışlayarak bir türü evlat edinebilir ve basılı sertifikanızı alabilir, 210 TL bağış yaparak bir türü evlat edinebilir ve basılı sertifikanız ile birlikte seçtiğiniz türe özel hediyelerden edinebilirsiniz. 230 TL bağış yaparak basılı sertifika, türe özel hediye ve yanı sıra kalp şeklindeki kır çiçeği tohum topunu teslim alabilirsiniz. Bireysel evlat edinme işlemleri için http://destek.wwf.org.tr sayfasını ziyaret edebilir; uyelik@wwf.org.tr adresi üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Türkiye Kano Federasyonu tarafından 7-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında düzenlenen Durgunsu Kano Türkiye Kupası, Eskişehir’de başladı. Türkiye’nin dört bir yanından sporcuları buluşturan şampiyonada Adana, Antalya, Bursa, Çanakkale, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Kahramanmaraş, Muğla, Ordu, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop ve Şanlıurfa’dan gelen kulüpler, Türkiye Kupası için kürek çekiyor. Doğal güzelliğiyle öne çıkan Sarısungur Göleti’nde, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen organizasyonda ev sahibi Eskişehir Büyükşehir Spor Kulübü sporcuları da madalya mücadelesi veriyor.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Tuzla Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Tuzla Deniz Yıldızı Spor Kulübü iş birliğiyle düzenlenen 3. Tuzla Deniz Festivali kapsamında gerçekleştirilen “Tersaneler Yarışıyor 2026” Dragon Bot Yarışları tamamlandı. Türk kabotajının 100. yılına özel düzenlenen organizasyonda İstanbul Tersane Komutanlığı şampiyon olurken, Cumhuriyet ve Türk Kabotaj Hakkı’nın 100. Yılı Kupası’nı Sedef Tersanesi kazandı.
Mondros Mütarekesi’nin ardından İtilaf Devletleri tarafından fiilen işgal edilen İstanbul, sadece askeri ve idari bir tahakkümün değil, aynı zamanda derin bir kültürel hegemonya mücadelesinin de merkezi olmuştur. Britanya işgal yönetiminin şehre kendi kurumlarını, yaşam tarzını ve özellikle modern spor pratiklerini enjekte etme gayreti, işgali meşrulaştırma ve yerel halk üzerinde entelektüel-fiziksel bir üstünlük kurma stratejisinin temel parçasıydı. Sosyolojik açıdan spor, hegemonik güçlerin sömürgeleştirme süreçlerinde kitleleri pasifize etmek ve kendi kültürel mükemmellik illüzyonlarını pekiştirmek adına başvurdukları en işlevsel enstrümanlardan biridir. Nitekim işgal kuvvetlerinin kendi askeri birimleri arasında kurduğu ligler ve düzenlediği turnuvalar, başlangıçta bu emperyal özgüvenin yeşil sahalardaki provası niteliğindeydi. Ancak yerli spor kulüplerinin, bilhassa da milli mücadelenin cephe gerisindeki lojistik ve moral üssü haline gelen Fenerbahçe’nin bu organizasyonlara dahil olması, sahadaki güç dengesini ve müsabakaların ideolojik muhtevasını radikal bir biçimde dönüştürmüştür.
Yorumlar kapalı.