GenelBoynu vurularak idam edildiğinde 80 (veya 85) yaşındaydı. Ömrünün neredeyse tamamı denizlerde geçmişti. Karaman’dan İstanbul’a getirilen ailesi bir süre sonra Gelibolu’ya göçmüş ve oraya yerleşmiştir. Adeta bütün şartların gemici yetiştirmeye uygun olduğu bir zaman diliminde doğar. 1465 veya 1470 yılları arasında doğduğunda, babası ona Muhittin Piri adını verir. Tahsilinin ayrıntıları bilinmemekle birlikte, doğduğu şehirde aldığı ilk eğitim yanında, özellikle küçük yaşlarından itibaren amcasının yanında bulunarak denizcilikle ilgili bilgileri yaşayarak öğrenmiştir. Amcası ünlü Kemal Reis’tir. Denizcilik mesleğine yakın bir çevrede büyümesi, hayatını şekillendiren ve özellikle de Kemal Reis gibi gerçekten Akdeniz’de nam salmış ünlü bir denizcinin yeğeni olması, tarihin onu Piri Reis olarak hatırlayacak olmasının en önemli faktörüdür. Pir Muhiddin, on bir yıl, zamanın ilim ve irfan üssü olarak kabul edilen ve Balkanların anlam ve bilgi kökü olarak görülen, Gelibolu’da zamanın âlim ve hocalarından iyi bir eğitim alır. Hangi tür dersler aldığı tam olarak bilinmese de devrin bilinç kodları göz önünde bulundurulduğunda dil, mantık, vb. ile Kuran, Hadis ve hayat ilimlerine kadar geniş yelpazede bir eğitim görür.
Çocukluk çağları ve ilk eğitiminin ardından başlayan denizcilik günleri amcası Kemal Reis’in onu yanına alması ile başlamıştır. Söz konusu yıllar, tıpkı Kemal Reis gibi birçok Türk denizcinin Akdeniz’de dolaştığı bir döneme rastlar. Bu süreçte tıpkı başka diğer Türk denizcileri gibi, Akdeniz’de dolaşarak korsanlık ya da akıncı leventlik diye tabir edilen, yarı bağımsız bir sistem içinde denizcilik faaliyetleri yürütmüşlerdir. Bu faaliyetler sırasında kışın elverişli limanlarda konaklayarak, yazın da karşılaştıkları kimi gemilere el koyarak, kimi kıyı ve adaları ele geçirerek savaşmışlardır. Akdeniz’deki mücadeleler devam ederken kazanılan başarılar önceleri gazi levent olarak mücadele eden Kemal Reis ve diğer denizcilerin Devlet-i Âliyye’nin çatısı altına çağrılması ile sonuçlanır. Navarin Kalesi’nin alınması Piri Reis’in hediyelerle birlikte İstanbul’a Yıldırım Beyazıt’ın huzuruna çıkabilmesini sağlamıştır. O sıralarda Akdeniz başta Venedik, Ceneviz ve diğer kuzeybatı Akdeniz devletleri tarafından kontrol altında tutulmaktadır ve bu şartlar altında Osmanlı özel bir gemicilik sistemi ile Akdeniz’deki faaliyetlerini yürütmüştür. Denizcilik cesaret, kahramanlık, taktik ve stratejik bilgi isteyen bir iştir.
“Zeki insan sorunu çözebilen insandır, Bilge insan ise sorunu önleyen”
Albert EINSTEIN
O halde, her ikisini de beceremeyene ne denir?
Mümin KIR