Dostça Rekabet ve Camia Vurgusu
Seçim sürecinde diğer aday Recep Düzgit (“Viya Böyle”) ile yürütülen sürece ve sektörün birliğine dikkat çekilerek, yarışın demokratik bir rekabet çerçevesinde sürdüğü vurgulandı. Kaptanoğlu mektubunda, farklı görüşler ve yönetim anlayışları olsa da tüm tarafları bir araya getiren en güçlü ortak paydanın Türk denizciliğinin geleceği olduğunu ifade etti. “16 Ekim’de bir yönetim seçilecek, ancak 17 Ekim’den itibaren hepimiz aynı camianın mensupları olarak Türk denizciliğinin geleceği için çalışmaya devam edeceğiz” sözleriyle dostça rekabetin ve seçim sonrası birlikteliğin önemine altı çizildi.
“Meclisimizin Bağımsız İradesine Saygı Esastır”
Kararın tek sahibinin hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde meclisin kendisi olduğunu belirten Kaptanoğlu, “Her bir Meclis üyemizin özgür iradesine, bağımsız değerlendirmesine ve vicdani kanaatine saygı duyulması, demokratik kurum kültürümüzün vazgeçilmez gereğidir” dedi.
“Denizde Yeni Rota” hareketi olarak yola çıktıklarından bu yana sektörün sorunlarını dinlediklerini belirten Kaptanoğlu, geleceğe yönelik somut bir program ortaya koyduklarını dile getirdi.

“Şeffaf, Hesap Verebilir ve Katılımcı Bir Yönetim”
Kaptanoğlu, “Üyelerimiz tercihlerini ortaya koydu. Şimdi ise 120 Meclis üyemiz, Odamızın yeni yönetimini belirlemek üzere önemli bir kararın eşiğinde. Bu kararın sahibi, hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde, Meclisimizin kendisidir. Her bir Meclis üyemizin özgür iradesine, bağımsız değerlendirmesine ve vicdani kanaatine saygı duyulması, demokratik kurum kültürümüzün vazgeçilmez gereğidir. Biz birbirini yakından tanıyan, ortak bir geçmişi, mesleki değerleri ve sorumlulukları paylaşan köklü bir camiayız. Farklı görüşlerimiz, tercihlerimiz ve yönetim anlayışlarımız olabilir. Ancak hepimizi bir araya getiren çok daha güçlü bir ortak paydamız var: Türk denizciliğinin geleceği. Meclisimizin gerçek gücü, üyelerinin görüşlerinin Odamızın kararlarına ve çalışmalarına ne ölçüde yansıdığıyla belirlenir. Meclis üyelerimizin düşüncelerini özgürce ifade edebildiği, farklı görüşlerini ve eleştirilerini çekinmeden dile getirebildiği, karar süreçlerine gerçek anlamda katılabildiği bir çalışma kültürünü hâkim kılmak istiyoruz. Her üyenin kendisini güçlü ve etkili bir temsilci olarak hissedebildiği bir Meclis, Odamızın en büyük güvencesi olacaktır. Sizlere en açık taahhüdüm şudur. Odamızda her üyemizin sözü aynı dikkatle dinlenecek, görüşü aynı saygıyla karşılanacak ve sorunları aynı kararlılıkla takip edilecek. Liyakat, istişare, şeffaflık ve ortak menfaat yönetim anlayışımızın temelini oluşturacak. Hiçbir farklılık veya görüş ayrılığı birlikte çalışmamızın önünde bir engel oluşturmayacak.”
“Önümüzdeki 4 Yıl Kritik Kararların Alınacağı Bir Dönem Olacak”
Küresel rekabetten finansmana, yeni mevzuatlardan teknolojik dönüşüme kadar sektörün önünde önemli başlıklar bulunduğunu belirten Şadan Kaptanoğlu, 16 Ekim’deki seçimin sadece yönetimi değil, önümüzdeki dört yılın çalışma biçimini ve yönetim kültürünü de belirleyeceğini ifade etti.




















