Seyahatiyle Sınırları Zorladı Çığır Açtı
1965 ile 1968 yılları arasında eşi Oda Boro ile denizden dünyanın etrafını dolaşarak Türk kamuoyunun gönlünde taht kuran ve ardından Türk denizciliği için adeta çığır açan Sadun Boro, doğum gününde bir kez daha rahmet ve minnetle yad edildi. 1 Kasım 1928 tarihinde İstanbul’da doğan Sadun Boro’nun denizciliğimize ve deniz kültürüne katkılarının hatırlatılması amacıyla gerçekleştirilen etkinliği Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu (KÜDENFOR) düzenledi. 1 Kasım 2026 günü (E) Amiral Cem Gürdeniz’in önderliğinde Rahmi M. Koç Müzesi Hasköy Konferans Salonu’nda düzenlenen doğum günü anması “Onun Rotasında, Denizcilik Tutkuyla…” temasıyla gerçekleşti. Etkinliğe Sadun Boro’nun ailesinin yanı sıra çok sayıda denizsever ve denizci katıldı.

Denizciliğin Mevcut Durumu ve Çözüm Yolları Konuşuldu
(E) Amiral Cem Gürdeniz açılış konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Sadun Boro karşılıksız sevdiği denizlere karşı hep vefalı, hep duyarlıydı. Türk denizciliğine çağ atlatırken, bilinmez, görülmez coğrafyaları, insan hikayelerini ve kültürlerini Türk insanına tanıtmaktan geri kalmamıştı. O’nu her yıl olduğu gibi yine doğum gününde anarak geleneksel sorumluluğumuzu yerine getirmek istedik. Bu kez Türk amatör denizciliğinin en büyük sorunlarından olan bağlama-barınma zorluğunu ele alarak çözüm yolları üretmeye çalıştık. Değerli katılımcılar, görüşlerini paylaşarak Sadun Boro’nun aziz hatırasına yakışır çok verimli ve yol gösterici bir buluşmaya imza attılar.”

Sadun ve Oda Boro’nun kızı Deniz Boro ise, “İnsanın su ile denizle ilişkisi bir ihtiyaçtır, lüks değil. Göller, nehirler ve üç yanı denizler ile çevrili cennet gibi ülkemizde yerel yönetimlerin ve devletin görevi halkına denize çıkmak için imkan tanımaktır. Var olan tabiat harikası koylara marina yapmak ve bunları kamunun kullanımına kapatmak insanlarımızda haklı olarak ters tepki yaratmakta.

Oysa ki atıl kıyılara marina, barınak ve kara parkı yapılsa iş imkanları yaratılacak ve artı değer üretilecektir. Var olan ama işletilemeyen barınakların bir bölümünün yat kulüplerine tahsis edilebilmesi, buralarda deniz kültürünün oluşturulmasını sağlayacak. 150 bin kadar amatör denizci teknesinin olduğu ülkemizde barınma, bağlanma, demirleme ve atık verme öylesine bir soruna dönmüş durumda ki, imkânı olan tekneler ilk fırsatta komşu kıyılara kaçmakta. Oda ve Sadun Boro’nun Kısmet yelkenlisi ile maceraları 60’lı yıllarda ülkemize denizciliği sevdirmiş ve koskoca bir sektörün gelişimine katkı sağlamıştır. Türkiye’nin denizcileşmesini ve dünya denizlerinde Türk bayrağının dalgalandırılmasını sağlayacak olanlar amatör denizcilerdir.” dedi.

Boro’nun doğum gününe ithafen düzenlenen panelde, Türkiye kıyılarında amatör denizcilerin karşılaştığı barınma ve yüksek bağlama maliyetleri sorunu, marinaların bakış açısı ve deniz ekolojisi ile uyumlu çözüm önerileri uzman isimler tarafından masaya yatırıldı. Gazeteci ve denizci Ali Boratav, “Amatör Denizcilerin Gözünden Barınma ve Bağlanma Sorunları”; yat marina kurucusu ve yöneticisi Hasan Kaçmaz, “Marina ve Barınakların Bakış Açısından Sorunlar ve Çözüm Önerileri”; Doç. Dr. Ahsen Yüksek ise “Deniz Ekolojisi ve Amatör Denizcilik” konularındaki bilgi birikimlerini katılımcılarla paylaştı.

Fiji’den Salacak’a Yazılan Tarihi Mektup Sürprizi
Programda, Gemi Mühendisi Hüseyin Çoban katılımcılara duygu dolu bir sürpriz yaparak, 1966 yılında Sadun Boro’nun kaleme aldığı orijinal bir mektubu okudu. Sadun Boro’nun dünya seyahati sırasında Fiji’nin Suva adasındayken, Kısmet yelkenlisini inşa eden değerli arkadaşı Ahtar Beşpınar için yazdığı bu özel mektup, orijinal zarfıyla birlikte Rahmi M. Koç Müzesi’ne hediye edilerek müzenin denizcilik bölümü envanterine katıldı. Etkinlik, sunumlar ve interaktif soru-cevap bölümünün tamamlanmasının ardından, Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergilenen ve Sadun Boro ile eşi Oda Boro’nun dünya turunu gerçekleştirdiği tarihi Kısmet yelkenlisi önünde çekilen toplu hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
























