Çatışmaların Arkasındaki Temel Eksen: Terör İddiaları ve Sınır İhtilafı
İki ülke arasındaki tansiyon, özellikle Pakistan ordusunun sınır hattında ve Afganistan toprakları içinde gerçekleştirdiği misilleme hava harekâtları ve karadan gerçekleşen havan/topçu atışları ile alevlendi. Pakistan yönetimi, Pakistan Talibanı (TTP) ve unsurlarının Afganistan topraklarını bir “güvenli liman” olarak kullandığını ve sınırı geçerek Pakistan birliklerine yönelik terör eylemleri düzenlediğini savunuyor. İslamabad, Kabil’deki Taliban hükümetini bu gruplara karşı yeterli tedbiri almamakla ve “terör ihraç etmekle” suçluyor. Kabil yönetimi ise kendi topraklarının başka bir ülkeye karşı kullanılmasına izin vermediği yönündeki iddialarını tekrarlayarak, Pakistan’ın düzenlediği hava ve kara operasyonlarının egemenlik ihlali olduğunu belirtiyor. Karşılıklı misilleme saldırılarında sınır karakollarının hedef alınması, tarihi 1893 İngiliz sömürge dönemine dayanan ve Kabil tarafından resmi olarak tanınmayan Durand Hattı üzerindeki çekişmeyi yeniden alevlendirdi.

İnsani Bilanço ve Bölgesel Ticarete Darbe
Son haftalarda Nangarhar, Paktiya ve Khost vilayetleri ile sınırın Pakistan tarafındaki Khyber Pakhtunkhwa ve Bajaur bölgelerinde yoğunlaşan topçu ve havan atışları, siviller üzerinde ağır bir baskı oluşturuyor. Birleşmiş Milletler (UNAMA) ve uluslararası kuruluşlar, çatışmalarda yerel altyapının zarar gördüğünü ve sivil kayıpların arttığını bildirerek taraflara itidal çağrısında bulunuyor.
Ayrıca, gerilimin tırmanmasıyla birlikte Torkham başta olmak üzere kritik sınır kapılarının kapatılması veya geçişlerin kısıtlanması, Orta Asya ile Güney Asya arasındaki kara ticareti trafiğini durma noktasına getirdi. Sınırda bekleyen yüzlerce nakliye TIR’ı, bölge ekonomisinde ciddi lojistik aksamalara ve tedarik zinciri krizine yol açıyor.
Arabuluculuk Arayışları ve Türkiye’nin Diplomatik Rolü
Bölgedeki yangının küresel aktörleri ve enerji koridorlarını etkilemesinden endişe eden diplomatik kanallar hareketlendi. Ankara, gerilimin düşürülmesi ve iki komşu Müslüman ülke arasında kalıcı bir ateşkes ve müzakere ortamı sağlanması amacıyla mekik diplomasisini sürdürüyor. Bölgesel güçlerin ve Katar ile Suudi Arabistan gibi Körfez aktörlerinin dahil olduğu diplomasi trafiğinde; sınır hattında ortak bir güvenlik mekanizması kurulması ve terörle mücadelede istihbarat paylaşımı masadaki en somut başlıklar olarak öne çıkıyor.
KAYNAK: ASYA ÇAĞI
https://www.asyacagi.com/kirmizi-alanlar/durand-hattinda-savas-riski-hic-dinmiyor/4815/




















