EBEDİ VE TEK ÖNDERİMİZ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır”.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Mod seçin, deneyiminizi kişiselleştirin.
“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır”.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Mustafa Kemal Atatürk’ün denizcilik anlayışı ve bindiği bilinen tüm deniz araçları ilk kez kitap haline getirildi. Gazeteci Gökhan Karakaş ve deniz tarihçisi Ali Bozoğlu, Anadolu Mavisi isimli kitapta Atatürk’ün 1918-1938 tarihleri arasında yelkenliden yolcu vapuruna kadar 36 deniz aracına bindiğini anlatıyor. Türkiye’de ilk kez yapılan envanter çalışma, Atatürk’ün deniz araçlarında yaşadıkları fotoğraflarla anlatılırken, denizcilik tarihimizden önemli bir kesit sunuyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıldönümünde ulusal klas kuruluşu Türk Loydu desteğiyle hazırlanan kitapta; bir istimbot, bir yelkenli, 3 özel yat, 4 savaş gemisi, 6 tekne-motor, 14 vapur olmak üzere 29 deniz aracının sabit tanımlaması yapıldı. Ayrıca Anadolu Mavisi’nin yazarları Ali Bozoğlu ve Gökhan Karakaş’ın kurguladığı bir belgesel çekildi. Tıpkı Kartal istimbot gibi gerçek bir imece ile hazırlanan belgeselde Atatürk’ün bindiği 29 gemi, 29 denizci tarafından belge ve fotoğraflarıyla anlatılıyor. Belgesel de bu yönüyle kitap gibi ilk olma özelliği taşıyor.
Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda yenik ilan edilen Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul, yaklaşık 5 yıl işgal altında kalmıştı. 6 Ekim 1923 günü Mirliva Şükrü Naili Paşa komutasındaki Türk askeri bayram havasında şehre girerken, İstanbul’un kurtuluşu 100’uncu yılında kutlanıyor. İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Zekeriya Türkmen, “İşgal komutanı Charles Harrington, Anadolu’da başarıları artan Mustafa Kemal’le görüşüp, barışa zorlamayı çok istedi ama başaramadı. İstanbul’un yaklaşık 5 yıllık karanlık dönemi Mustafa Kemal Paşa’nın ‘Geldikleri Gibi Giderler’ öngörüsüyle son buldu” dedi. Türkmen, İngiliz General Charles Harrington’ın Atatürk ile Pera Palas’ta görüşmediğinin de altını çizdi.
Yönetmen Mehmet Ada Öztekin ve Lanistar Medya adına Yapımcı Saner Ayar, “ATATÜRK” yapımının yayın takvimini paylaştı. FOX’ta TV’ye özel yayının hemen ardından iki film olarak 3 Kasım’da ve 5 Ocak’ta sinemalarda vizyona girecek yapım, Atatürk’ü hem bir kahraman hem de bir insan olarak ele alıyor.
Türkiye Cumhuriyeti ile ilk resmi teması 1927 yılında kuran Güney Amerika ülkesi Meksika, cumhuriyetimizin 100. yılı nedeniyle yelkenli okul gemisini Türkiye’ye gönderdi. Son Aztek Kralı Cuauhtemoc’un adını taşıyan ve 266 kişiyi taşıyan gemi kapılarını açtı. Meksika Büyükelçisi Jose Luis Martinez y Hernandez, Atatürk’ün emriyle 1930 yılından beri büyükelçi bulunduran Türkiye’nin cumhuriyet bayramının kendilerine de ilham verdiğini söyledi. Gemi Komutanı Kaptan Deniz Albay Pepe Diaz ise, Sarayburnu Limanı’na girişte 113 denizci öğrencinin Türkiye’ye saygısını göstermek için yelken direklerine tırmandığını belirtti. Meksika’nın Londra merkezli Dünya Denizcilik Örgütü’ne üyelik sürecinde uluslararası ilişkilere katkı sunmak için yola çıkan Cuauhtemoc, 15 ülkeyi dolaştıktan sonra yaklaşık 24 bin deniz milini arkasında bırakarak evine dönecek. Meksika Büyükelçisi Hernandez’in eşi Mediha Osmanoğlu Martinez, II. Abdülhamit’in soyundan geliyor.
BJK’den sürdürülebilir deprem kampanyası:
“Bırakmam Seni Türkiye’m”
Ahmet Nur Çebi: “Hatayspor’a ziyarete giderken yol üstünde iki okulun çökmüş olduğunu gördüm, bu beni derinden etkiledi. Çocuklar için okul yapmalıyız diye düşündüm. Camiamıza bugüne kadarki destekleri için teşekkür ediyorum. Türkiye’nin en önemli sivil toplum kuruluşuyuz. Çocuklarımızın yanında olduğumuzu gösteren okul kampanyamıza başlıyoruz.”
Mustafa Kemal Atatürk’ün denizcilik anlayışı ve bindiği bilinen tüm deniz araçları ilk kez kitap haline getirildi. Milliyet Gazetesi Kıdemli Muhabiri Gökhan Karakaş ve deniz tarihçisi Ali Bozoğlu, Anadolu Mavisi isimli kitapta Atatürk’ün 1918-1938 tarihleri arasında yelkenliden yolcu vapuruna kadar 36 deniz aracına bindiğini anlatıyor. Türkiye’de ilk kez yapılan envanter çalışma, Atatürk’ün deniz araçlarında yaşadıkları fotoğraflarla anlatılırken, denizcilik tarihimizden önemli bir kesit sunuyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıldönümünde ulusal klas kuruluşu Türk Loydu desteğiyle hazırlanan kitapta; bir istimbot, bir yelkenli, 3 özel yat, 4 savaş gemisi, 6 tekne-motor, 14 vapur olmak üzere 29 deniz aracının sabit tanımlaması yapıldı. Mavi Vatan doktrininin uygulayıcısı Amiral Cem Gürdeniz danışmanlığında deniz ve tarih tutkunlarıyla buluşan prestij kitapta, günümüze sadece Kartal, Savarona, Sarı Zeybek ve Acar gibi 4 deniz aracının ulaştığı bilgisi de yer alıyor.
Mustafa Kemal Atatürk’ün henüz Kurtuluş Savaşı başlamadan 13 Kasım 1918 günü söylediği ‘Geldikleri Gibi Giderler’ sözlerinin 104’üncü yılı nedeniyle Dr.Öğr.Üyesi Zekeriya Türkmen araştırmalarını paylaştı. Türkmen, Mustafa Kemal Atatürk’ün Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı’nın kaldırılmasıyla geldiği İstanbul’da işgal donanmasını görmesi üzerine söylediği sözlerin, en ümitsiz anda bile çıkış yolunun bulunabileceğine duyduğu inancın eseri olduğunu söyledi. Öte yandan Atatürk’ün beraberindeki 2 kişiyle İstanbul Boğazı’na açıldığı Kartal istimbotunun, Osmanlıca isimli fotoğrafı SALT Galata arşivinde bulundu.
Atatürk’ün hayatını kaybettiği 10 Kasım günü, Bursa’da yaşayan harita keşif pilotu Mustafa Burak Durlu ile İbrahim Ilıdı gökyüzüne ilginç bir anı bıraktı. Bursa Yunuseli Havalimanı’ndan harita keşif uçağıyla havalanan iki pilot, harita mühendisi Hakan Melih Kurucu’nun hazırladığı rotayı takip ederek 84 yıl önce yitirdiğimiz Ulu Önder’i hatırlatmak için hava radarına 193∞ yazdı. Havada 45 dakika kalarak Bursa semalarına 193∞ yazan uçak tekrar Yunuseli Havalimanı’na indi.
Derinlerde unutulan değerleri hatırlatmak ve toplumsal mesajlar vermek için 2014 yılında kurulan Derinlere Saygı Dalış Topluluğu, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 84’üncü yılında yine dalış yapacak. Maltepe-Küçükyalı sahilinde dalış yaparak suyun altında saygı duruşunda bulunacak dalış topluluğu, tam 9.05’te satha Atatürk’ün Gözleri tablosu ile çıkararak, büyük liderin ölümsüz olduğunu kanıtlayacak. Marmara Sualtı Merkezi’nin teknesiyle yapılacak dalış, İwisdom, Maltepe Belediyesi, Piri Reis Üniversitesi Sualtı Topluluğu, kano sporcuları, Batı İstanbul Dalış Merkezi ve denizde arama kurtarma gönüllüleri DAK/SAR desteğiyle gerçekleşecek. Maltepe Belediyesi’nin de gelenekselleştirdiği ‘Ata’ya Saygı İnsan Zinciri’ aynı noktada dalgıçlarla buluşarak hep birlikte cumhuriyet marşları söylenecek.
Güney ve Orta Asya’nın jeopolitik fay hatlarında sular durulmuyor. Yaklaşık 2 bin 600 kilometrelik Durand Hattı boyunca tırmanan askeri gerilim ve sınır ötesi operasyonlar, bölgesel güvenlik mimarisini yeniden tehdit etmeye başladı. İki komşu ülke arasındaki çatışma dinamikleri, yalnızca sınır güvenliği sorunlarının ötesine geçerek bölgesel istikrar, ticaret yolları ve enerji koridorları üzerinde ciddi riskler oluşturuyor.
İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın dört şubesinde 1 ve 2 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerde, resmî olmayan sonuçlara göre mavi listeler üyelerin tercihi oldu. İskenderun’da üç, Kocaeli’de iki listenin yarıştığı seçimleri Mavi Liste kazanırken, Karadeniz Ereğli’de ve Aliağa’da tek listeyle seçime katılan ekipler güven tazeledi.
İran ile Irak arasında 22 Eylül 1980’de başlayan ve sekiz yıl süren savaş, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde eşine az rastlanan bir eşzamanlılıkla kesişir. Bu tarihten yalnızca on gün önce, 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri “Bayrak” kod adlı harekatla yönetime el koymuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedilmiş, siyasi partiler kapatılmış ve ülke Milli Güvenlik Konseyi yönetimine girmişti. Türkiye, kendi demokratik rejimini askıya aldığı günlerde, iki komşusunun birbirine karşı topyekûn bir savaşa giriştiğini izlemek zorunda kaldı. Bu çakışma, savaşın Türkiye’ye etkilerini salt bir dış politika meselesi olmaktan çıkarıp, ülkenin iç rejimi, ekonomik yönelimi, basın düzeni ve güvenlik mimarisiyle iç içe geçmiş bir meseleler yumağına dönüştürmüştür. İran-Irak Harbi, Türkiye’nin girmediği, fakat sekiz yıl boyunca her gün içinde yaşadığı bir savaş olarak, hem dış politikanın manevra alanını belirlemiş hem de iç siyasetin ekonomik ve güvenlik gündemini doğrudan şekillendirmiştir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!
