Son Gelişmeler

Yeni Haberler

Genel

GENÇLER DENİZDE EJDERHA ENERJİSİYLE YARIŞTI

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftası kapsamında düzenlenen Liseler Arası Dragon Bot Yarışı, Tuzla Sahili’nde heyecan dolu bir finale sahne oldu. 14 okuldan toplam 140 öğrencinin katılımıyla gerçekleşen yarışın finalinde, TOKİ Yahya Kemal Çok Programlı Anadolu Lisesi 1.18.70’lik derecesiyle birinciliği elde etti. Yarış, Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl’ün ‘Tuzla’da herkes denizle buluşacak’ vizyonu doğrultusunda, Tuzla Belediyesi, Tuzla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tuzla Deniz Yıldızı Spor Kulübü iş birliğiyle hayata geçirilen “Denizle Tanışıyorum” programının final etkinliği olarak düzenlendi.

Genel

YAKIN MUHAREBENİN YENİ OYUN KURUCUSU: KARGUFPVDRON

milli ve modern sistemler geliştiren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., modern harp sahasında kullanımı giderek artan FPV Dron alanında yerli bir çözüme imza attı. KARGU, BOYGA, TOGAN gibi taktik mini İHA sistemleri ile kendini dünya arenasında başarıyla kanıtlayan STM, bir süredir üzerinde çalıştığı “KarguFPV Dronu”nu ilk kez sahaya sürdü. Tasarım, sistem, mühimmat ve tapa entegrasyonunun ardından, sahaya çıkan KarguFPV, gerçekleştirdiği test atışında hedef grubu tam isabetle vurdu.

Genel

DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN… DENİZİN TUZU ÇOKTAN KOKTU

Duyduk duymadık demeyin! Denizin tuzu çoktan koktu…
Tamer Şahin, “Denizi Çorba Ettim” romanıyla okuyucuları edebiyatın şifa dolu enginliklerine davet ediyor. Bu davete icap edip kitabın sayfalarını çevirdikçe, Amerika kıtasını güçlü, zengin ve dalkılıç Osmanlı denizcileri yerine, neden parasız, pulsuz, hatta güçsüz denebilecek Hıristiyan korsanların keşfettiği üzerine düşünmeye başlayacak, soluk soluğa okuyup bitirdiğinizde tarihe ve denizlere çok farklı gözle bakacaksınız.

Genel

ÇOCUKLUĞA YELKEN AÇMAK.. BEYZA KAPTAN’IN ARDINDAN

Kiminin Jorge Amado’ya, kiminin Georges Bernanos’a atfettiği bir sözü çoğumuz biliriz. “İnsanın anayurdu çocukluğudur.” Bu söz bana Yurttaş Kane’in “Rosebud”ını anımsatır. Medya patronu kimseyi sevmeyen ve kimse tarafından da sevilmeyen Kane, ölürken son söz olarak Rosebud der. Bir gazeteci bunun peşine düşünce, Kane’in çocukluğundaki kızağının adının Rosebud olduğunu bulur.

Hepimizin bir Rosebud’ı vardır ve onunla çıktığımız çocukluk yolculuklarımız anayurdumuzdan ayrılmak için ilk kanat çırpışlarımızdır.

Bunları iki gündür birçok dostumla birlikte durmadan ağladığımız bir kayıp için yazıyorum. Bizim iskelede (Küçükyalı) çalışan gençlerin ve stajyerlerin arasında gerçek anlamda denizci olmuş gencecik bir Beyza’mız vardı.

MEHMET ZAMAN SAÇLIOĞLU

Genel

GEMİLER VE İLAHİ ROTA… KAPTAN ÖMER ASMALI YAZIYOR

Gemiler sadece onlarca, binlerce tonluk yükü bir yükü bir yerden başka bir yere götüren bir su aracı değildir. İçinde günlerce ve aylarca barınılan bir yaşam barınağıdır aynı zamanda. Bu nedenle içinde çeşitli hatıraları olan gemilere insanlar tutku ile bağlanırlar ve içselleştiriler. Bakınız, gerek kendi aramızda gerekse sosyal medyada bir gemi resmi paylaşıldığında eğer o gemide veya o geminin sahip olduğu şirkette veya eş gemilerde çalışmış olanlar hemen bir duygu bağı kurulur ve yorumlar başlatırlar. Benim ilk gemim 22.000 tonluk Kaptan Asım Alnıak adlı tankerdi. 1981 yılı sonlarında bir kış günü D.B. Deniz Nakliyatı’na bağlı gemilerdendi. Ben 1979 yılındaki Kadıköy önlerinde Independenta tankeri kazasını öğrenci iken gördüğümde tankerlerden hep çekinirdim. Ancak, gelin görünkü kaderin bir cilvesi ilk zabit olarak gemim tanker olmuştu. Üstelik 2 zabitiz 12’şer saat lik zaman dilimlerimde çalışıyoruz. Tankerlerde staj bile yapmadığım için bilgim okulda gördüğüm dersler kadar kısıtlıydı. Bunların yanında havaların çok sert olması, uzun müddet eve gidemeyişimiz ve bazı gemide sıkıntılar yaşamamız beni bu gemiden iyice soğuttu. Allahtan ikinci gemim olan Bursa gemisinin hayatımın en iyi günlerinin geçtiği gemi olması beni denizciliğe bağladı. Neyse gelelim Alnıak tankerine. 1986 yılında Deniz Nakliyat’tan ayrılarak Kıyı Emniyeti’ne geçtim.

Genel

AKDENİZ’DEKİ GEMİLERE KÜKÜRT AZALTIMI ZORUNLULUĞU GELDİ  

1 Mayıs 2024’te Emisyon Kontrol Alanı (ECA) ilan edilen Akdeniz, bir yıllık geçiş döneminin ardından 1 Mayıs 2025 itibarıyla, resmen Emisyon Kontrol Alanı (ECA) oldu. Gemilerin daha temiz yakıtlar kullanmasını zorunlu kılan uygulama, denizcilik kaynaklı hava kirliliğinde %80’e varan azalma sağlayabilecek. Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyılarını da kapsayan ECA, Çanakkale Boğazı girişinde son buluyor. Bu nedenle Marmara Bölgesi, hava kalitesindeki bu iyileşmeden yararlanamayacak. Ankara’nın Türk Boğazlar Sistemi için benzer bir hazırlık yürüttüğü bilinse de detaylar henüz açıklanmadı.

Genel

ÇANAKKALE’DEN NORVEÇ’E HİBRİT TANKER İHRACATI

Çanakkale’de faaliyet gösteren İÇDAŞ Tersanesi, Norveç merkezli Utkilen firması için inşa ettiği dört hibrit kimyasal tanker serisinin üçüncü gemisi olan Solstraum’u denize indirdi. 6.700 DWT kapasiteli çok yakıtlı hibrit tanker, çevreci teknolojilerle donatılmış yapısıyla dikkat çekiyor. Bu teslimatın yalnızca bir mühendislik başarısı değil, aynı zamanda Türk gemi inşa sanayisinin çevreci dönüşümde ulaştığı teknolojik düzeyin bir göstergesi olduğuna dikkat çekilen İÇDAŞ açıklamasında, “Bugün yalnızca gemi üretmiyoruz, aynı zamanda çevreci deniz taşımacılığının geleceğini inşa ediyoruz.” denildi.

Genel

ÇANAKKALE’YE HOŞGELDİN KARTAL İSTİMBOT… MÜMİN ALBAY İSTİMBOTA DOKUNDU VE YAZDI

Tarihlerin 30 Ekim 1918’i gösterdiği bir sonbahar gününde Limni Adasının Mondros limanında, Britanya Kraliyet Donanmasına ait Lord Nelson sınıfı zırhlı bir dretnot demirliydi. HMS Agememnon isimli bu zırhlı dretnot, o gün, yüzyıllarca belki de bin yıllarca unutulmayacak olan bir mütarekeye (bırakışma) ye tanıklık etmekteydi. İngiltere’nin Akdeniz Filosu Komutanı Amiral Sir Somerset Arthur Gough-CALTROPHE ile Osmanlı Devleti Bahriye Nazırı Albay Hüseyin Rauf ORBAY arasında imzalanan ve 25 maddeden oluşan bahse konu mütareke, aynı zamanda son altı yüzyılın haşmetli İmparatorluğu Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşından mağlup olarak ayrılmasını da belgeliyordu.
Ve ne hazindir ki, Osmanlı Devletinin başkenti İstanbul’u yani payitahtı işgal etmek için 1915 yılı başlarından itibaren Çanakkale Boğazını zorlayan müttefik işgal ve istila ordusu, hem 18 Mart 1915 te denizde, hem de 25 Nisan 1915 te başlayıp 09 Ocak 1916 da Çanakkale’yi terk ettikleri kara muharebelerindeki mağlubiyetlerine rağmen, Mondros Mütarekesinin 1’inci maddesine dayanarak, 06 Kasım 1918 tarihinden itibaren Çanakkale Boğazından geçmeye başlayarak, 13 Kasım 1918 tarihinden itibaren İstanbul sularına demirliyor ve askerlerini karaya çıkarmak suretiyle İstanbul işgal ediliyordu. İşgal donanmasının önce 63 daha sonra 11 ve bir Yunan zırhlısının da katılımıyla 73 parçalık gemisi artık İstanbul önlerindeydi. İşte o gün böylesine kara ama kapkara bir gündü.

Genel

İZNİK ÇİNİSİNE YANSIYAN FERYAT… GÖLLER KURUMASIN BALIKLAR ÖLMESİN

İznik Gölü kuruyor …Türkiye’nin önemli doğal miraslarından biri olan İznik Gölü, hızla kuruyor. Küresel iklim krizinin yanı sıra sanayi kuruluşlarının bilinçsiz su kullanımı, gölün geri dönüşü olmayan bir sürece girmesine neden oluyor. Bu çevresel felakete dikkat çekmek için, iki güçlü sanatçı bir araya geldi: Fotoğraf ve çağdaş sanat alanında uluslararası tanınırlığa sahip Mehmet Günyeli ile İznik Çinisi’ni çağdaş formlarla yeniden yorumlayan Serap Ereyli. Çini üzerine yansıyan doğanın feryadı İznik Türk İslam Eserleri Müzesi’nde 10 haziran’a kadar görülebilecek, Türkiye’nin önemli doğal miraslarından biri olan İznik Gölü,

ABİDİN DAVER

ARKEOLOJİDEN KEŞİF-GÖZETLEMEYE İLK MİLLİ İNSANSIZ SUALTI ARACI

Türkiye’nin denizlerdeki milli mühendislik gücü STM’nin, yerli ve milli imkânlarla geliştirdiği, İnsansız Otonom Sualtı Aracı “STM NETA” deniz testlerine başarıyla devam ediyor. Tanıtımının ardından 6 ay içinde deniz testlerine başlayan STM NETA’nın öncelikli harekât görevi Türk Donanması’nda mayınların tespit edilmesi olacak.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!