Bisiklet yaşamdır anlayışıyla pedal çevirirken kaza geçirdiler
Doğayla ve hayatla en barışık ulaşım şekli olan bisiklet tutkunları bugün geçirdikleri kazadan ucuz kurtuldu. Anadolu Yakası'nın sahil yolunda antrenman yapmak isteyen yol bisikletçileri sabah 08.00 sıralarında aniden bastıran yağmurdan korunmak için Kartal'da otobüs durağına girmişlerdi. İ.E.T.T'ye ait E-9 hattını yapan belediye otobüsü kayganlaşan yolda virajı alamayarak otobüs durağına daldı. Kazada, can kaybının yaşanmaması sevindirici olurken 4 bisikletli hafif yaralı olarak kurtuldu.
Bisiklet, koronavirüs salgınıyla birlikte günlük yaşamda daha çok yerini almaya başladı. Hiçbir emisyon gazı salmadan ve yakıt tüketmeden çevreyle dost ulaşım aracı olan bisiklet tutkunları sabah antrenman yapmak için Kadıköy-Tuzla arasındaki sahil yolunu seçmişlerdi. Aniden bastıran yağmurdan korunmak için Kartal ilçesindeki Bülent Ecevit Kültür Merkezi önündeki otobüs durağına giren bisikletliler aldıkları tüm önlemlere rağmen bir otobüsün çarpmasından son anda kurtuldular.
Bostancı-Sabiha Gökçen Havalimanı seferini yapan E 9 hattındaki İ.E. T. T otobüsü kayganlaşan yolda virajı alamayarak otobüs durağına yöneldi. Bir araca çarpmamak için fren yaptığı öğrenilen otobüs kayarak durağa girerken 4 bisikletli ucuz kurtuldu. Bisiklet tutkunları Kemal Koyunlu, Levent Atıl, Volkan Kurdoğlu ve Oğuzhan Biçer Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim Ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Dalış eğitmeni Atıl:
“24 saat yarışı antrenmanındaydık”
Sualtı camiasının yakından tanıdığı dalış eğitmeni Levent Atıl da kazada yaralan bisikletçilerden. Atıl, “Hafta sonu F 1 pistinde yapılacak ve 24 saat sürecek bisiklet yarışına katılmak için antrenman yapıyorduk. Sabah çok erken çıkmıştık. Durakta yağmurdan korunurken otobüsün üzerimize geldiğini gördük. Gerçekten ucuz atlattık” dedi.
Bisiklet yaşamdır anlayışıyla pedal çevirirken kaza geçirdiler
Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gelişmeler, küresel kruvaziyer turizminde yeni bir rota değişimini beraberinde getirdi. Bölgedeki güvenlik riskleri nedeniyle 2026–2027 ve 2027–2028 sezonlarına yönelik sefer programları yeniden düzenlenirken, Akdeniz uluslararası kruvaziyer turizminin önemli alternatif merkezlerinden biri haline geliyor. Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gerilimler ve bölgesel güvenlik endişeleri, dünya kruvaziyer sektörünün gelecek dönem planlamalarını doğrudan etkiliyor. Özellikle Basra Körfezi ve Kızıldeniz’de planlanan seferlerin iptal edilmesi veya farklı destinasyonlara yönlendirilmesi, uluslararası kruvaziyer turizminde yeni bir hareketlilik oluşturdu. Sektörde faaliyet gösteren birçok uluslararası operatör, 2026–2027 ve 2027–2028 sezonlarına ilişkin programlarını yeniden düzenlerken gemi kapasitelerinin bir bölümünü Akdeniz, Avrupa, Karayipler ve Güney Amerika gibi alternatif bölgelere kaydırdı. Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, yaşanan gelişmelerin Akdeniz’deki rekabeti artırabileceğini belirterek Türkiye’nin bu süreçte önemli fırsatlarla karşı karşıya olduğunu değerlendirdi.
İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın dört şubesinde 1 ve 2 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerde, resmî olmayan sonuçlara göre mavi listeler üyelerin tercihi oldu. İskenderun’da üç, Kocaeli’de iki listenin yarıştığı seçimleri Mavi Liste kazanırken, Karadeniz Ereğli’de ve Aliağa’da tek listeyle seçime katılan ekipler güven tazeledi.
İran ile Irak arasında 22 Eylül 1980’de başlayan ve sekiz yıl süren savaş, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde eşine az rastlanan bir eşzamanlılıkla kesişir. Bu tarihten yalnızca on gün önce, 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri “Bayrak” kod adlı harekatla yönetime el koymuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedilmiş, siyasi partiler kapatılmış ve ülke Milli Güvenlik Konseyi yönetimine girmişti. Türkiye, kendi demokratik rejimini askıya aldığı günlerde, iki komşusunun birbirine karşı topyekûn bir savaşa giriştiğini izlemek zorunda kaldı. Bu çakışma, savaşın Türkiye’ye etkilerini salt bir dış politika meselesi olmaktan çıkarıp, ülkenin iç rejimi, ekonomik yönelimi, basın düzeni ve güvenlik mimarisiyle iç içe geçmiş bir meseleler yumağına dönüştürmüştür. İran-Irak Harbi, Türkiye’nin girmediği, fakat sekiz yıl boyunca her gün içinde yaşadığı bir savaş olarak, hem dış politikanın manevra alanını belirlemiş hem de iç siyasetin ekonomik ve güvenlik gündemini doğrudan şekillendirmiştir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.