Rus serbest dalış rekortmeni Aleksey Molçanov, Sibirya’daki Baykal Gölü’nün buzlu sularında 80 metre derinliğe tüpsüz dalarak Guinness Rekorlar Kitabı’nda yeni bir sayfa açtı. Bunun buz altında en derin serbest dalış olduğu bildirildi. Molçanov böylece Guiness’e 20'inci rekoruyla girmeyi başardı.
34 yaşındaki dalgıç Aleksey Molçanov, rekoru Baykal Gölü’nde kırmasının bir mesajı olduğunu belirterek, “Bu rekoru bu muhteşem göle ithaf etmek istiyorum. Baykal, benzersiz bir doğal fenomen ve gelecek nesiller için korunması gereken eşsiz canlı bir organizma” dedi. Rekor dalışı sırasında buz tabakasının altında göl suyunun 3 derece olduğu bildirildi. Dünyanın en büyük ve en derin tatlı su gölü olan Baykal Gölü, son dönemde yaşanan turizm patlaması ve çevredeki orman yangınlarının etkilerinden zarar gördü.
Aleksey Molçanov, 3,5 litre hava tutabilen normal bir insan akciğerinin 3 katı akciğer hacmine sahip. Molçanov, 9 litrelik akciğer hacmiyle 10 dakika sualtında kalabiliyor. Baykal Gölü’nün bulunduğu İrkutsk bölgesinin Valisi İgor Kobzev, Instagram’dan yaptığı açıklamada dalış sırasında su sıcaklığının 3 santigrat derece olduğunu ifade etti.Kobzev, “Aleksey dalışlarıyla çevre ile ilgili meselelere dikkat çekiyor. Yaptığı şey takdire şayan” ifadelerini kullandı. 14 kez serbest dalış şampiyonu olan Molçanov, artık 20 dünya rekoruna sahip. Annesi Natalya Molçanova da bir serbest dalışçıydı ve dünyanın en iyi serbest dalışçısı olarak anılıyor. Molçanova, 41 dünya rekoruna, 23 dünya şampiyonluğuna sahip.
255 tekne ve 185 firmayla ikinci yılında uluslararası yatçılık dünyasının önemli buluşmalarından biri haline gelen Bodrum Boat Show, 25 binden fazla ziyaretçiyi ağırlayarak tamamlandı. 15-20 metre arasındaki tekneler ile 30 metre üzerindeki lüks yatların yoğun ilgi gördüğü fuarda, dört model Türkiye prömiyerini gerçekleştirdi. Organizasyonun ardından gelecek yılın hazırlıklarına başlayan ED Fuarcılık, uluslararası markalardan yeni katılım talepleri almaya başladı.
İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın dört şubesinde 1 ve 2 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerde, resmî olmayan sonuçlara göre mavi listeler üyelerin tercihi oldu. İskenderun’da üç, Kocaeli’de iki listenin yarıştığı seçimleri Mavi Liste kazanırken, Karadeniz Ereğli’de ve Aliağa’da tek listeyle seçime katılan ekipler güven tazeledi.
İran ile Irak arasında 22 Eylül 1980’de başlayan ve sekiz yıl süren savaş, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde eşine az rastlanan bir eşzamanlılıkla kesişir. Bu tarihten yalnızca on gün önce, 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri “Bayrak” kod adlı harekatla yönetime el koymuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedilmiş, siyasi partiler kapatılmış ve ülke Milli Güvenlik Konseyi yönetimine girmişti. Türkiye, kendi demokratik rejimini askıya aldığı günlerde, iki komşusunun birbirine karşı topyekûn bir savaşa giriştiğini izlemek zorunda kaldı. Bu çakışma, savaşın Türkiye’ye etkilerini salt bir dış politika meselesi olmaktan çıkarıp, ülkenin iç rejimi, ekonomik yönelimi, basın düzeni ve güvenlik mimarisiyle iç içe geçmiş bir meseleler yumağına dönüştürmüştür. İran-Irak Harbi, Türkiye’nin girmediği, fakat sekiz yıl boyunca her gün içinde yaşadığı bir savaş olarak, hem dış politikanın manevra alanını belirlemiş hem de iç siyasetin ekonomik ve güvenlik gündemini doğrudan şekillendirmiştir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.