RUS CASUS GEMİSİ YÜZÜNDEN ALARMA GEÇİLDİ
Belçika, komşusu Hollanda’nın Rusya’nın Kuzey Denizi altyapısını hedef aldığını bildirmesinden bir gün sonra, Kuzey Denizi’nde bir Rus “casus gemisinin” varlığını araştırdığını söyledi.
Mod seçin, deneyiminizi kişiselleştirin.
Belçika, komşusu Hollanda’nın Rusya’nın Kuzey Denizi altyapısını hedef aldığını bildirmesinden bir gün sonra, Kuzey Denizi’nde bir Rus “casus gemisinin” varlığını araştırdığını söyledi.
Tezgahlarda yasal av boyutunun altında hamsinin satılması balığın geleceğine büyük zarar verirken, Tarım ve Ormancılık Bakanlığı hamsi avını durdurdu. Yasal av boyu olan 9 cm’in altında avlanan hamsinin tezgahlardaki artışı üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Marmara Denizi’nin yanı sıra çanakkale ve İstanbul boğazlarında hamsi avını yasakladı. Bandırma 17 Eylül Üniversitesi denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, ” Avlanan hamsilerin büyük çoğunluğu henüz bir yaşına bile gelmemiş geçen yılki yavrulardan oluşuyor. Sezon sonuna kadar hamsi avcılığının yasaklanması Marmara Denizi ekosistemini iyileştirme yönünde atılmış doğru bir adımdır” dedi.
MSC Grubu, ülkemizde yaşanan afet sonrası grup şirketleri MSC, MEDLOG ve ASYAPORT’un destekleri ile yardım seferberliğini sürdürüyor. 16 Şubat günü İtalya’nın Napoli şehrinden hareket eden, içinde depremzedeler için temel ihtiyaçlar ve ilk yardım malzemeleri taşıyan MSC AURELIA gemisi dün akşam (20 Şubat) İskenderun Limanı’na yanaştı.
7.184 artçı deprem meydana gelmiştir. 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan Merkezli 7.6...
İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA) Ödülleri bu yılki sahiplerini bulurken, ödül töreninde Türkiye’de yaşanan depremde hayatını kaybedenler anıldı
Yarı uçak, yarı tekne San Francisco Körfezi’nde yüzen basit bir gezi teknesi gibi görünen hidrofil donanımlı gemi...
Türkiye’yi derinden yaralayan depremin ardından binlerce kilometre uzaktan hayat kurtarmak için gelen yabancı kurtarma ekiplerinden biri de Malezya’nın SMART isimli afet yardım gücü. Malezya Ulusal Güvenlik Konseyi’ne bağlı kentsel arama kurtarma ekibi SMART, enkazlardan 6 kişiyi sağ çıkartırken 20’den fazla kişnin de cenazesini yetkililere teslim etti. 145 kişilik uzman ekiple Gaziantep’in Nurdağı ilçesine depremin 3. günü ulaşan SMART’ın tim komutanlarından biri Yaacob Mohd Jusoh isimli itfaiyeci. 1999 Marmara Depremi’nde Gölcük’te hayat kurtarmak için çalışan Yaacob Mohd Jusoh, günlerce uykusuz kaldığı Nurdağı’nda depremzedelere yardım etti. Milliyet’e konuşan Yaacob Mohd, “Malezya’dan yola çıktığım andan itibaren aklımda 24 yıl önce gittiğim Gölcük’teki çalışmalarım ve Türk insanının hayatta kalma çabası vardı. Burada arkadaşlarım 6 kişiyi hayata döndürürken, iki ülkenin ebedi dostluğunun asla yıkılmayacağını gördüm” dedi. Öte yandan Gaziantep’e gelen Malezya Başbakanı Enver İbrahim, 145 kişilik kurtarma ekibinin kampını ziyaret ederken tim komutanı Yaacob Mohd Jusoh’u kutladı.
Geçenlerde çok yakın bir arkadaşımla sohbet ediyorduk. Söz bir süre sonra yeni sözleşme imzalayacağı işten açıldı. Çalışmaların nasıl gittiğini sorduğumda oldukça şaşırdığım bir yanıtla karşılaştım. Bana; “Şirket sahibinin yurtdışında yaşadığını, sözleşme yapılmadan önce kendisiyle tanışmak istediğini bu nedenle de Belçika’ya gittiğini” söyledi. Buraya kadar her şey gayet normal. Şirket sahibi ile yaptığı görüşmede patronun; “işle ilgili herhangi bir sorun olmadığını, kendisiyle çalışmak istediklerini ancak bunun savaştan sonra olmasının daha iyi olacağını” belirtince ister istemez “hangi savaştan sonra?” diye sorduğunu söyledi. Patronun yanıtı oldukça şaşırtıcı ve dikkat çekiciydi: “Türk-Yunan savaşından sonra”. Şaşırma sırası şimdi bendeydi!..
Olimpik havuz büyüklüğünde buz kalıpları denizde eriyor Yüzyıllar sonra ortaya çıkacak olan risk, kıyı bölgelerinde de beklenenden...
AKP MYK toplantısında bazı yöneticiler, “EYT düzenlemesini 1 yıl erteleyelim” önerisini getirdi.
Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gelişmeler, küresel kruvaziyer turizminde yeni bir rota değişimini beraberinde getirdi. Bölgedeki güvenlik riskleri nedeniyle 2026–2027 ve 2027–2028 sezonlarına yönelik sefer programları yeniden düzenlenirken, Akdeniz uluslararası kruvaziyer turizminin önemli alternatif merkezlerinden biri haline geliyor. Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gerilimler ve bölgesel güvenlik endişeleri, dünya kruvaziyer sektörünün gelecek dönem planlamalarını doğrudan etkiliyor. Özellikle Basra Körfezi ve Kızıldeniz’de planlanan seferlerin iptal edilmesi veya farklı destinasyonlara yönlendirilmesi, uluslararası kruvaziyer turizminde yeni bir hareketlilik oluşturdu. Sektörde faaliyet gösteren birçok uluslararası operatör, 2026–2027 ve 2027–2028 sezonlarına ilişkin programlarını yeniden düzenlerken gemi kapasitelerinin bir bölümünü Akdeniz, Avrupa, Karayipler ve Güney Amerika gibi alternatif bölgelere kaydırdı. Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, yaşanan gelişmelerin Akdeniz’deki rekabeti artırabileceğini belirterek Türkiye’nin bu süreçte önemli fırsatlarla karşı karşıya olduğunu değerlendirdi.
İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın dört şubesinde 1 ve 2 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerde, resmî olmayan sonuçlara göre mavi listeler üyelerin tercihi oldu. İskenderun’da üç, Kocaeli’de iki listenin yarıştığı seçimleri Mavi Liste kazanırken, Karadeniz Ereğli’de ve Aliağa’da tek listeyle seçime katılan ekipler güven tazeledi.
İran ile Irak arasında 22 Eylül 1980’de başlayan ve sekiz yıl süren savaş, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde eşine az rastlanan bir eşzamanlılıkla kesişir. Bu tarihten yalnızca on gün önce, 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri “Bayrak” kod adlı harekatla yönetime el koymuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedilmiş, siyasi partiler kapatılmış ve ülke Milli Güvenlik Konseyi yönetimine girmişti. Türkiye, kendi demokratik rejimini askıya aldığı günlerde, iki komşusunun birbirine karşı topyekûn bir savaşa giriştiğini izlemek zorunda kaldı. Bu çakışma, savaşın Türkiye’ye etkilerini salt bir dış politika meselesi olmaktan çıkarıp, ülkenin iç rejimi, ekonomik yönelimi, basın düzeni ve güvenlik mimarisiyle iç içe geçmiş bir meseleler yumağına dönüştürmüştür. İran-Irak Harbi, Türkiye’nin girmediği, fakat sekiz yıl boyunca her gün içinde yaşadığı bir savaş olarak, hem dış politikanın manevra alanını belirlemiş hem de iç siyasetin ekonomik ve güvenlik gündemini doğrudan şekillendirmiştir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!
