Son Gelişmeler

Yeni Haberler

Genel

İSTANBUL’DA BÜYÜK TEHLİKE: DENİZ 15 METRE YÜKSELECEK, 10 BİNDEN FAZLA YAPI YÜKSEK RİSK ALTINDA

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsünün analizlerine göre, 2300’de deniz seviyesinin 15 metre yükselmesiyle İstanbul limanları ve kıyı sistemlerinin büyük bölümü ile 10 binden fazla yapı yüksek risk altında olacak. İklim senaryolarına göre, 2050’de deniz seviyesinin yaklaşık 1.5 metre yükselmesiyle limanların yüzde 70’inin risk altına girmesi öngörülürken 2100’de 5 metre seviyesine ulaşabilecek artış durumunda limanların tamamı, demiryolu hatlarının yüzde 60’dan fazlası ve karayollarının yüzde 40’tan fazlasının etkilenmesi bekleniyor.

Deniz Kültürü

HALİKARNAS BALIKÇISI BODRUM’DAN MERHABA DİYECEK

Adı Bodrum’la özdeşleşmiş Halikarnas Balıkçısı’nın yaşam felsefesinin simgesi olan “merhaba” sözcüğünün birleştirici gücünden ilham alarak hayata geçirilen 17 Nisan Merhaba Günü, her yıl büyüyerek Bodrum’dan taşan bir hareket oluyor.
İletişim, dostluk, hoşgörü ve kültür temaları odaklı Merhaba Günü etkinlikleri, merhabalaşmayı özendirerek kitlesel bağları güçlendirmeyi hedefliyor. Bodrum Deniz Müzesi’nin içten ve gür bir “merhaba”nın yarattığı moral ve motivasyon farkındalığını ortak üretim alanlarına taşıyan projesi, bu yıl farklı illere de yayılarak daha geniş kitlelere ulaşacak.

Genel

NEDEN DUMLUPINAR’IN SİNEMA FİLMİ YAPILMIYOR?

4 Nisan 1953 tarihinde, Akdeniz’deki NATO tatbikatından dönerken Çanakkale Boğazı’nın karanlık sularında İsveç bandıralı Naboland şilebiyle çarpışarak batan TCG Dumlupınar denizaltısı, facianın 73. yıl dönümünde bir kez daha hüzünle anılıyor. 81 denizcimizin “Vatan sağ olsun” diyerek ölüme yürüdüğü bu destansı trajedi, dijital platformların ve sinema dünyasının “içerik” adı altında sunduğu sığ yapımların gölgesinde kalmaya devam ediyor.

Dijital Platformların “Trajedi” Körlüğü

Günümüzde Netflix, Disney+ ve yerel dijital platformlar her gün onlarca hayal ürünü, gerçeklikten kopuk ve toplumsal karşılığı olmayan projeye dev bütçeler ayırırken; Dumlupınar gibi gerçek bir kahramanlık ve sadakat öyküsünün neden tozlu raflarda bekletildiği büyük bir soru işareti.

Sektör temsilcileri ve tarihçiler, bu ilgisizliğin altında yatan sebepleri şöyle sıralıyor:

Maliyet Bahaneleri: Denizaltı atmosferini yansıtacak yüksek bütçeli prodüksiyonlardan kaçınılması.

Küresel Formül Kaygısı: Platformların “mutlu son” veya “evrensel aksiyon” takıntısı nedeniyle bu yerli ve ağır trajediyi “ticari risk” olarak görmesi.

Manevi Sorumluluk: Böylesine kutsal bir hikayeyi anlatmanın getirdiği ağır sanatsal ve tarihi sorumluluğun altına girmeye cesaret edilememesi.

Halk Soruyor: “Sıra Ne Zaman Dumlupınar’a Gelecek?”

Toplumun büyük bir kesimi, tarihimizin bu en hüzünlü ve en vakur anısının artık hak ettiği değeri görmesini bekliyor. Gereksiz magazin figürlerinin hayatlarının film yapıldığı, toplumsal değerlerle örtüşmeyen kurguların baş tacı edildiği bir dönemde; Dumlupınar’ın çelik gövdesinde yatan o 81 canın hikayesi, bir “proje” değil, bir vefa borcu olarak görülmeyi bekliyor.

Genel

YENİKALE’NİN SAVUNMASI BAĞLAMINDA UZUNADA… KAPTAN ULUÇ HANHAN YAZDI

Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.

Genel

110 BİN DEKAR ALANDA ÜRETİM YAPILIYOR… ŞİDDETLİ YAĞIŞLAR ÖNLEM ALDIRDI

Elazığ’da en çok üretimin yapıldığı Baskil ilçesinde yer alan kayısı ağaçları, ilkbaharın gelmesiyle çiçek açtı. Kentte 110 bin dekar alanda yaklaşık 1 milyon 400 bin kayısı ağacı bulunuyor. Bahçelere giren üreticiler ağaçların bakımını yapıyor.

Genel

DENİZİN “YAŞAYAN HAZİNESİ” AKSONA MEHMET İSTANBUL’DA MAVİ İZ BIRAKTI

Türk sualtı dünyasının efsane ismi, “Son Süngerci” Aksona Mehmet (Mehmet Baş), Sualtı Fotoğrafçıları ve Filmcileri Derneği’nin (SUFOD) davetlisi olarak İstanbul’da unutulmaz bir söyleşiye imza attı. Büyükada’nın tarihi atmosferinde, İBB Taş Mektep binasında gerçekleşen etkinlikte Aksona Mehmet, 60 yıllık deniz yaşamından kesitleri ve derinliklerde biriktirdiği anılarını paylaştı. Aksona Mehmet, kadim deniz kültürünü ve yok olmaya yüz tutan süngercilik geleneğini gelecek kuşaklara aktaran yaşayan bir köprü olduğunu bir kez daha kanıtladı. Denizciler ve dalgıçlar, sualtı camiasının efsane isminin UNESCO’nun yaşayan kültür ve insan hazinesi listesine girmesi için çabalıyor. Sualtı Fotoğrafçıları ve Filmcileri Derneği’nin davetlisi olarak gelen Aksona Mehmet’in, en kısa zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Yaşayan İnsan Hazinesi listesine girmesi dileğiyle…

Deniz Edebiyatı

SON KAPTANI BEYAZ KUĞU SAVARONA’YI İŞTE BÖYLE ANLATTI

Mavi Vatan’ın Hüzünlü Kuğusu: Savarona
Bazı gemiler sadece çelikten ve makinelerden ibaret değildir; onlar tarihin sessiz tanıkları, yarım kalmış hayallerin ve bir milletin onur mücadelesinin sembolüdür. Dünyanın en büyük özel yatı olarak Hamburg tezgahlarında hayat bulan, okyanusları aşan bir servetin ve aşk hikayelerinin gölgesinde kalan Savarona, asıl ruhunu 1938 yılının bir Haziran sabahında İstanbul Boğazı’na demirlediğinde kazandı.
Bu yazı; Brooklyn Köprüsü’nün halatlarından Hitler’in engellerine, İngiliz Kralı’nın beyaz elbiselerine konan kurumdan Atatürk’ün “Mezarım mı olacak bu tekne benim?” dediği o dokunaklı bekleyişe uzanan, bilinmeyen bir serüveni anlatıyor.

Bir devletin prestij arayışı ile bir liderin son nefesine kadar süren çalışma azminin kesiştiği noktada, Savarona’nın sadece bir yat değil, “bir çocuk oyuncağını bekler gibi” özlenen bir umut gemisi oluşuna tanıklık edeceksiniz. Beyaz kuğu Savarona’nın son kaptanı Kadir Türker, DENİZKARTALİ.COM için yazdı.

İşte ihtişamın, hüznün ve sadakatin denize yazılmış hikayesi…

Genel

DENİZİN TUZU, ANILARIN TOZU: TURGAY NOYAN’DAN “NOSTALJİ” KÖPRÜSÜ

Türk deniz edebiyatının sembol temsilcisi Turgay noyan yeni bir eserle deniz tutkunlarının karşısına çıktı. Naviga Yayınları’nın popüler kitaplar serisinden çıkan Nostalji: Denizin Tuzu, Yaşamın Tozu, usta yazar ve denizci Turgay Noyan’ın kaleminden geçmişe uzanan sıcacık bir köprü kuruyor. Yazar, kendi yaşamından, müzik kariyerinden, gazetecilik günlerinden ve elbette deniz tutkusundan süzülüp gelen anılarını, okuyucuyla sanki eski bir dostla sohbet ediyormuşçasına, içten ve akıcı bir dille paylaşıyor

Genel

GEMİ BROKERLERI DERNEĞİ’NİN İFTAR YEMEĞİ DENİZCİLİK SEKTÖRÜNÜ BULUŞTURDU

Gemi Brokerleri Derneği (GBD), üyelerini ve denizcilik sektörünün önde gelen temsilcilerini Büyük Kulüp’te düzenlediği iftar yemeğinde bir araya getirdi. Gecede konuşan GBD Yönetim Kurulu Başkanı Onur Türkeş, 26 Haziran 2026’da gerçekleşecek 7. Bosphorus Ship Brokers Dinner biletlerinin şimdiden tamamen tükendiğini müjdeledi.

Genel

DEMIRLEME-BAĞLANMA-YANAŞMA… MEHMET EREM’DEN GEREKLİ BİLGİLER KİTABI

One Yacht’ın kurucu ortağı ve Yelkenli Yatçılık gibi kapsamlı bir başvuru kaynağının yazarı olan Erem, 20 yılı aşkın eğitmenlik deneyimini bu kez daha dar ama kritik bir odakta topluyor. Yeni kitabında, demirlemeden bağlanmaya, yanaşma tekniklerinden zor hava koşullarında güvende kalmaya kadar, bir teknenin “durma” anındaki tüm incelikleri ele alıyor.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!