SUADİYE SAHİLİ’NDE 36 KİLO ATIK TOPLADILAR
“Dünya Doğa Koruma Günü’nde Aras Kargo’dan Kıyı Temizliğiyle Duyarlı Destek” Aras Kargo, DenizTemiz Derneği/TURMEPA iş birliğiyle...
Mod seçin, deneyimini kişiselleştirin.
“Dünya Doğa Koruma Günü’nde Aras Kargo’dan Kıyı Temizliğiyle Duyarlı Destek” Aras Kargo, DenizTemiz Derneği/TURMEPA iş birliğiyle...
“Genç denizcilere 100.000 TL’lik tek seferlik başarı bursu sunuluyor” DEFMED’den Başarılı Genç Denizcilere 100.000 TL’lik Eğitim...
Çin’den ABD’ye Sert Mesaj: “Dünya Gerçek Tehdidi Unutmamalı” Çin’in Moskova Büyükelçiliği, dünya kamuoyunun dikkatini bir kez...
BÜTÜN PLAN ŞU MİNİCİK BALIĞI AVLAMAK!
İki tip balıkçı var:
Biri ekmeğini denizden çıkaran, çileli, balıkçılığı kendi kültürü gören, sadece cebini değil, denizi de düşünen. Bu grup, balıkçılığın sürdürülebilirliğinden yana. Sayıları çok yüksek hemen hemen toplam balıkçının yüzde 90’ınını oluşturuyorlar. Ama sesleri çıkamaz, çünkü balıkçı görünümlü “işinsanlarının” baskısı altındalar.
Diğeri balıkçı görünümlü “işinsanı” . Balıkçılığı kârlı bir yatırım olarak gördüğü için yapıyor. Kâr maksimizasyonu esas hedef. Hem balıkçı, hem inşaatçı, hem kabzımal, hem soğukhava depocusu, hem işleme tesisi sahibi. Küçük büyük fark etmez, denizde ne bulursa avlayıp paraya çevirme derdinde. Balık biterse hemen tekneyi satar daha kârlı bir sektöre yatırım yapar. Sayıları az, toplam balıkçı içinde en fazla sayıca yüzde 10 civarındalar. Ama her yerde bunların sözü geçer. Örgütlerde sesini yükselten birinci grup balıkçının balığını alıp-satmazlar, tehdit ederler. Parti fark etmeksizin politikacılarla yakın dostlukları vardır. Kimin borusu öterse ondan yanadırlar.
“İskenderiye Türk Şehitliği’ni ziyaret edilerek çelenk koyma ve anma töreni düzenlendi” Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Deniz...
Lozan Barış Anlaşması, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarını ve egemenliğini tanımlamakla kalmadı; aynı zamanda Türk milletinin denizlerle...
“Bugün bile Sri Lanka kıyılarında adeta bir çevre kâbusuna dönüşmüş durumda” Dünyanın en büyük plastik sızıntısı...
28 yıldır Türk denizlerinin korunması ve deniz bilimlerinin gelişmesi için çalışan Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), Marmara Denizi ve çevresinde yürüttüğü son araştırmalarda müsilaj (deniz salyası) bulgusuna rastlanmadığını açıkladı. TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, bu olumlu gelişmenin sevindirici olduğunu ancak mücadelenin sürmesi gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Öztürk, yine de müsilajın tamamen bittiğini söylemek için erken olduğunu ve önlemlerin artması gerektiğini belirtti.
TÜBİTAK-SAGE tarafından geliştirilen GÖKHAN RamJet İtkili Hava Hava Füzesi’nin tam ölçekli maketi, IDEF 2025’te ilk kez sergilendi. Füze, çift yönlü veri bağı, aktif itki kontrolü ve yüksek seyir performansı gibi gelişmiş özellikler taşıyor. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı IDEF 2025 kapsamında, TÜBİTAK-SAGE tarafından geliştirilen GÖKHAN RamJet İtkili Hava Hava Füzesi’nin tam boyutlu maketi ilk kez sergilendi. GÖKHAN, Türkiye’nin yüksek hızlı hava hedeflerine karşı etkin müdahale kabiliyeti kazanmasına yönelik olarak geliştiriliyor.
Orta Asya’nın en ulaşılmaz bozkırlarında yaşayan Türk kabilesi Dukhaları ülkemize tanıtan kültürel antropolog Selcen Küçüküstel yine çok bilinmeyen bir toplumu inceledi. Güney Amerika kıtasında Kolombiya’nın balta girmemiş ormanlarında Amazon kadınlarıyla görüşen Küçüküstel, modern yaşamdan uzakta yaşayan insanların doğayla ve dış dünyayla ilişkilerine tanık oldu. Amazon Nehri üzerinden tekneyle yapılan sıra dışı yolculukla ulaşılan köyler Ticuna kadınlarının doğayla kurdukları ilişkiyi inceleyen Küçüküstel, internetin balta girmemiş ormanlara bile girdiğine vurgu yaptı. Küçüküstel, “ Bugün birçok yerli topluluk geleneksel bilgilerini ve modern teknolojileri birlikte kullanarak hayatlarını sürdürüyor. Amazonlarda daha 10 sene önce iletişime geçilmiş halklarda bile starlink interneti ve facebook hesapları var. Dolayısıyla teknoloji kullanmak ile doğada yaşamak artık birbirine zıt şeyler değil.” diyerek bir ezberi de bozuyor.
Güney Kore’nin önemli liman kentlerinden Busan’da, yapay bir su kanalında mahsur kalan 3,5 metrelik vahşi köpekbalığı, halkın yoğun ilgisi üzerine resmi olarak şehrin fahri elçisi ilan edildi. 18 Eylül 2026’da North Port Waterfront Park’ın yapay kanalına girerek açık denize dönüş yolunu kaybeden köpekbalığına, bulunduğu Kuzey Limanı’na (Buk Hang) atfen “Bukangi” ismi verildi. Şehrin merkezinde vahşi bir deniz canlısının yüzmesi kısa sürede büyük yankı uyandırırken, ilk günlerden itibaren 600 bini aşkın kişi bu beklenmedik misafiri görmek için bölgeye akın etti.
İran ile Irak arasında 22 Eylül 1980’de başlayan ve sekiz yıl süren savaş, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde eşine az rastlanan bir eşzamanlılıkla kesişir. Bu tarihten yalnızca on gün önce, 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri “Bayrak” kod adlı harekatla yönetime el koymuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedilmiş, siyasi partiler kapatılmış ve ülke Milli Güvenlik Konseyi yönetimine girmişti. Türkiye, kendi demokratik rejimini askıya aldığı günlerde, iki komşusunun birbirine karşı topyekûn bir savaşa giriştiğini izlemek zorunda kaldı. Bu çakışma, savaşın Türkiye’ye etkilerini salt bir dış politika meselesi olmaktan çıkarıp, ülkenin iç rejimi, ekonomik yönelimi, basın düzeni ve güvenlik mimarisiyle iç içe geçmiş bir meseleler yumağına dönüştürmüştür. İran-Irak Harbi, Türkiye’nin girmediği, fakat sekiz yıl boyunca her gün içinde yaşadığı bir savaş olarak, hem dış politikanın manevra alanını belirlemiş hem de iç siyasetin ekonomik ve güvenlik gündemini doğrudan şekillendirmiştir.
Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED), İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Recep Düzgit ve Yönetim Kurulu Üyesi Burak Akartaş’ı ağırladı. Görüşmede yat ve tekne endüstrisinin güncel gündemi, sektörün gelişimine yönelik iş birliği alanları, YATED’in yürüttüğü çalışmalar ile Bosphorus Boat Show kara ve deniz fuarları ele alındı.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!
