Yaşayan İnsan Hazinesi Aksona Mehmet: ‘Süngerler Çürümeden Toplanmalı”
Ege Denizi’nin sadece derinliklerindeki zenginlikleriyle değil koyları ve kıyılarıyla birlikte korunması için çabalayan gerçek bir deniz...
Mod seçin, deneyimini kişiselleştirin.
Ege Denizi’nin sadece derinliklerindeki zenginlikleriyle değil koyları ve kıyılarıyla birlikte korunması için çabalayan gerçek bir deniz...
İstanbul’un geçmişini aydınlatan Avcılar’ın Küçükçekmece Gölü kenarında yürütülen Bathonea kazılarında ortaya çıkan Viking izleri ilgi çekmeye devam ediyor. Viking izlerini yerinde görmek isteyen Polonya Ankara Büyükelçisi Jakub Kumoch, Bathonea’yı gezdi. Büyükelçiye eşlik eden Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli, “Viking izleri, Afrikalıya ait kafatası, Avrupa’da ilk tarım faaliyetleri, 6’ıncı yüzyıldaki deprem izleri ve su dağıtımının kanıtı sarnıç gibi bulgularla Bathonea’nın UNESCO’ya girişini konuşabiliriz” dedi.
II. Abdülhamit’in Japon prensi Meiji’ye gönderdiği nişanı ve hediyeleri bıraktıktan sonra 16 Eylül 1890 tarihinde Japonya’nın en güney ucundaki Kushimoto’da batan Ertuğrul fırkateyni 130 yıl sonra anılıyor. Facianın 125’inci yıldönümü için Haziran 2015 tarihinde gerçekleşen anı dalışıyla 561 şehidimiz ve Ertuğrul fırkateyni Büyük Okyanus’ta anıtlaştı. Funagaro yani Şeytan Kayalıkları olarak bilinen kayalık bölgeye donanmamızın Birinci Sınıf Dalgıçları ve SAS personeli ile yaptığımız dalış, iki ülke dostluğunun kanıtı olarak zaman tünelindeki yerini aldı.
Atatürk’ün hayatındaki en zoru günü 26 Ağustos 1922’dir. Çünkü, bu tarih Türklerin Anadolu’daki son bağımsız...
Tarihi boyunca medeniyetlere başkentlik yapan İstanbul’un geçmişini aydınlatan Küçükçekmece Gölü kenarındaki Bathonea kazılarında, önemli keşiflere imza atılyor. 75 kişilik bilim heyetinin katıldığı kazılarda son olarak 9-11 yüzyıllarda Vikinglere ait liman koloni yerleşimine rastlanıldı. Ayrıca ve 6. ve 11. yüzyıllardaki Büyük İstanbul Depremlerine ait izler bulundu. Milliyet, 3 gün boyunca arkeolojik çalışmaları takip ederken Bizans ve Viking tarihi uzmanı Prof. Dr. Blazej Stanislawski “Göl kenarında Vikinglere ait 7 arkeolojik kanıt bulundu” dedi.
Orta kuşağın güneyindeki subtropikal kuşakta (sıcak orta kuşak) bulunan Türkiye, coğrafi konumunu 4 denizle taçlandırarak sualtının büyüleyici dünyasıyla tanışmak isteyenlerin ilk durağı konumunda. Yılın 8 ayı sportif dalış yapılabilen çevresindeki 4 denizin yanı sıra barındırdığı göl, akarsu ve barajlarla fantastik irtifa dalışlarını mümkün kılan ülkemizde yaklaşık 300 dalış merkezi bulunuyor. Sualtındaki gizemleri keşfetmek için 1970’lerden itibaren sualtı kaşifi Kaptan Couestau ile hızlanan SCUBA (Self Contained Underwater Breathing Apparatus) yöntemi ülkemizde her yıl binlerce meraklı dalgıcı derinlere indiriyor. Doğal güzellikleri kadar binlerce yıllık tarihiyle onlarca medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu kıyılarında yatan batıkları basınçlı ortamda görmek isteyen dalgıçlar özellikle Mayıs-Kasım ayları arasında adeta turizm hareketliliğine neden oluyor. Sayısız güzelliğe sahip dalış noktaları binlerce su altı canlısına ev sahipliği yaparken bakir koyların ardındaki yeşil cennetler ise deniz ve doğa âşıkları çok çekici. Türkiye’de eşsiz güzellikler sunan sualtı noktalarından 30 tanesini sizler için derledik. Uluslararası yarışmalarda ülkemizi başarıyla temsil eden Türkiye’de aletli dalışın tek otoritesi Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun internet sitesinde(www.tssf.gov.tr) tüm dalış merkezlerinin listesi bulunmakta.
Dünyanın farklı yerlerindeki yüz binlerce doğa sever, sağlıklı bir gezegende yaşama hakkı için bir araya geldi. Dünya Kuşları Koruma Kurumu’nun (BirdLife International) tüm dünyadaki ortaklarıyla birlikte yürüttüğü “1Planet 1Right Kampanyası”, kurumun Türkiye’deki ortağı olan Doğa Derneği’nin “Hak parçalanmaz bütündür” sloganıyla devam ediyor. Eylül 2020’de gerçekleşecek olan Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Zirvesi öncesinde taleplerini dile getiren doğa severler, sağlıklı bir gezegende yaşam hakkının temel insan haklarından birisi olarak tanımlanmasını istiyor ve herkesi dogadernegi.org adresi üzerinden kampanyayı desteklemeye davet ediyor.
İstanbul’un Prens adalarının en büyüğü olan Büyükada, bayram tatilinde aşırı kalabalıkla birlikte inanılmaz bir çöp yığınına dönüştü. 15 bin kişinin yaşadığı Prens Adaları’na 5 günde 700 bin kişi gelirken arkalarında bıraktıkları çöp yığınlarını ada sakinleri topladı. İstanbul’un güzide mesire alanı Büyükada’da yaşayanlar çöp torbalarıyla ‘UTANIN’ yazarak, ormanlık alanda izlerini bırakanlara mesaj verdi.
Barındırdığı güçlü akıntılarla kendini temizleyen Saros Körfezi’nde son günlerde okyanuslarda görülebilen balıklara rastlanıyor. Dalgıçların ve sualtı fotoğrafçılarının objektifine iri vatoz türü Bull Ray ve 700 kg ağırlığındaki ay balığı takıldı. İbrice’de 9 metre derinlikte dalgıçlarla yüzen ay balığını görüntüleyen dalış eğitmeni Ahmet Uz, “35 yıldır daldığım sularda en doğal ve etkileyici karşılaşmayı yaşadım” dedi. Balıkçıların bölgede avlanırken çok dikkat etmeleri gerektiğini söyleyen WWF Türkiye Kıkırdaklı Balık Danışmanı ve Su Ürünleri Yüksek Mühendisi Hakan Kabasakal, Akdeniz’de az da olsa halen varlığını sürdüren canlıların Saros Körfezi’nde görülmesinin mutluluk verici olduğunu belirtti.
Bisiklet tutkunu 4 genç mühendis İTÜ Çekirdek laboratuvarlarını kullanarak, dünyanın en küçük ve hafif elektrikli bisiklet dönüştürücüsünü geliştirdi. Koronavirüs salgınıyla toplu taşıma araçları yerine bisikleti tercih edenlerin ilgi gösterdiği 1,2 kg ağırlığındaki Byqee her türlü bisikleti 30 km gidebilen elektrikli bir araca çevirebiliyor. Genç mühendisler kendi bisikletlerinde denedikleri elektrikli dönüştürücüyü yakın zamanda Avrupa ülkelerine ihraç etmeye hazırlanıyor.
WISTA Türkiye, denizcilik eğitimi alan kız öğrencilerin burs fonuna kaynak sağlamak amacıyla düzenlediği geleneksel “White Party – Fundraising Event” organizasyonunda denizcilik camiasını bir araya getirdi. Beyaz Gece etkinliğine Deniz Ticaret Odası’nın başkan adayları Recep Düzgit ve Şadan Kaptanoğlu’nun da katılarak birlikte fotoğraf vermesi WISTA Türkiye’nin birleştirici gücünü gözler önüne serdi.
İran ile Irak arasında 22 Eylül 1980’de başlayan ve sekiz yıl süren savaş, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde eşine az rastlanan bir eşzamanlılıkla kesişir. Bu tarihten yalnızca on gün önce, 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri “Bayrak” kod adlı harekatla yönetime el koymuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedilmiş, siyasi partiler kapatılmış ve ülke Milli Güvenlik Konseyi yönetimine girmişti. Türkiye, kendi demokratik rejimini askıya aldığı günlerde, iki komşusunun birbirine karşı topyekûn bir savaşa giriştiğini izlemek zorunda kaldı. Bu çakışma, savaşın Türkiye’ye etkilerini salt bir dış politika meselesi olmaktan çıkarıp, ülkenin iç rejimi, ekonomik yönelimi, basın düzeni ve güvenlik mimarisiyle iç içe geçmiş bir meseleler yumağına dönüştürmüştür. İran-Irak Harbi, Türkiye’nin girmediği, fakat sekiz yıl boyunca her gün içinde yaşadığı bir savaş olarak, hem dış politikanın manevra alanını belirlemiş hem de iç siyasetin ekonomik ve güvenlik gündemini doğrudan şekillendirmiştir.
Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED), İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Recep Düzgit ve Yönetim Kurulu Üyesi Burak Akartaş’ı ağırladı. Görüşmede yat ve tekne endüstrisinin güncel gündemi, sektörün gelişimine yönelik iş birliği alanları, YATED’in yürüttüğü çalışmalar ile Bosphorus Boat Show kara ve deniz fuarları ele alındı.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!
