GÜRDENİZ “Tartışmalı alan yoktur. Yunanistan’ın arsızca iddiaları vardır”
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın, "Oruç Reis'in arama tarama yapması planlanan yer Meis Adası'na 180 kilometre mesafede. Yani yanında falan, kıta sahanlığında değil. Buna rağmen Cumhurbaşkanımız, 'madem bu müzakereler devam edecek bir görelim önümüzü, bir müddet bekletelim' dedi. Şimdilik de bir müddet bekletebiliriz" ifadeleri üzerine Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz tepki gösterdi. Mavi Vatan kavramının Türk insanı tarafından öğrenilmesi ve barındırdığı değerlerin anlatılması için çabalayan Gürdeniz, açıklamanın Türkiye'nin savunduğu tezlere olumsuz etkisi olacağını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın açıklamasında Cumhurbaşkanı’na atfen ‘Herkes kendi kıta sahanlığında çalışmalara devam etsin, tartışmalı bölgelerde de ortak çalışmalar yapılsın’ ifadesi Türkiye’nin tezleri için menfi sonuçlar yaratacaktır. Türkiye’nin kıta sahanlığı bellidir. Libya anlaşmasından sonra BM’ye deklare edilmiştir.
Tartışmalı alan yoktur. Yunanistan’ın arsızca iddiaları vardır. Meis adasına 50 bin km kare verilen bir alanı kabul etmek ve tartışmalı bölgede ortak çalışma yapmak demek Libya mutabakatından ve mavi vatanın bir kısmından vazgeçmek demektir.
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz
GÜRDENİZ “Tartışmalı alan yoktur. Yunanistan’ın arsızca iddiaları vardır”
Güney ve Orta Asya’nın jeopolitik fay hatlarında sular durulmuyor. Yaklaşık 2 bin 600 kilometrelik Durand Hattı boyunca tırmanan askeri gerilim ve sınır ötesi operasyonlar, bölgesel güvenlik mimarisini yeniden tehdit etmeye başladı. İki komşu ülke arasındaki çatışma dinamikleri, yalnızca sınır güvenliği sorunlarının ötesine geçerek bölgesel istikrar, ticaret yolları ve enerji koridorları üzerinde ciddi riskler oluşturuyor.
İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın dört şubesinde 1 ve 2 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerde, resmî olmayan sonuçlara göre mavi listeler üyelerin tercihi oldu. İskenderun’da üç, Kocaeli’de iki listenin yarıştığı seçimleri Mavi Liste kazanırken, Karadeniz Ereğli’de ve Aliağa’da tek listeyle seçime katılan ekipler güven tazeledi.
İran ile Irak arasında 22 Eylül 1980’de başlayan ve sekiz yıl süren savaş, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde eşine az rastlanan bir eşzamanlılıkla kesişir. Bu tarihten yalnızca on gün önce, 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri “Bayrak” kod adlı harekatla yönetime el koymuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedilmiş, siyasi partiler kapatılmış ve ülke Milli Güvenlik Konseyi yönetimine girmişti. Türkiye, kendi demokratik rejimini askıya aldığı günlerde, iki komşusunun birbirine karşı topyekûn bir savaşa giriştiğini izlemek zorunda kaldı. Bu çakışma, savaşın Türkiye’ye etkilerini salt bir dış politika meselesi olmaktan çıkarıp, ülkenin iç rejimi, ekonomik yönelimi, basın düzeni ve güvenlik mimarisiyle iç içe geçmiş bir meseleler yumağına dönüştürmüştür. İran-Irak Harbi, Türkiye’nin girmediği, fakat sekiz yıl boyunca her gün içinde yaşadığı bir savaş olarak, hem dış politikanın manevra alanını belirlemiş hem de iç siyasetin ekonomik ve güvenlik gündemini doğrudan şekillendirmiştir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.