GenelOn yıllardır Türkiye deniz balıkçılığında izlenen çöküşten balıkçılığın düze çıkması için, Türkiye balıkçılık idaresi, balıkçı kooperatifleri ve sektörün (balıkçıların) yeni bir hikâye yazmalarına gereksinim vardır. Çünkü üretim yaptığımız denizlerde, balıkçılarımızın geçimini sağlayan pelajik ve demersal hedef tür balıkların av miktarlarında seneden seneye hızlı bir azalma gözlenmektedir. Hedef tür stokları oluşturan balıkların boylarında izlenen küçülme ve ağırlık azalışları, stokları oluşturan türlerin genç bireylerden oluşması ve bireylerin seksüel olgunluğa erişmeden avlanması, sürdürülebilir balıkçılığın gerçekleşmesinin mümkün olmadığını göstermektedir.
Bu gözlemler, her geçen sene mevcut balık stokunun üremeyle kendisini yenilemesine yeterli imkânı vermediğimizi; üretim yaptığımız denizel alanlardaki balıkların biyolojik açıdan avlanabilir miktarını araştırıp ölçmediğimizi; mevcut av gücümüzü sınırlamadan yoğun av yapmaya devam ettiğimizi göstermektedir. Buna balıkçılık bilim dünyasında “aşırı avlanma” denir. Balık stoklarının çökmesine neden olan aşırı avlanmanın kontrolü; balıkçılık yönetimiyle mümkün olmayan doğa şartlarına bağlı (stok içi ve meteorolojik fenomenal) olaylardan farklı olarak, kontrol altına alınabilir. Bir diğer tabirle, eğer kaynakta muayyen bir süreçte örneğin 3-5 sene balık avlanmaz veya balıkçılık yapılmazsa, mevcut anaç balıklar bu süreçte üremeyle ve katlanan artış hızıyla stoklarını yenilerler.
Ömer Faruk KARA
Deniz ve Balıkçılık Bilimcisi