Son Gelişmeler

Yeni Haberler

Genel

Suçlu iklim değişikliği değil insan duyarsızlığı

Yerkürenin tamamını ilgilendiren Paris Anlaşması’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylanması ve Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmesiyle eş zamanlı yaptığımız ‘Çölleşmeden Önce Anadolu Gölleri’ yazı dizimizin sonuna geldik. İklim değişikliğinin en acımasız göstergesi olan yağış azlığı ve düzenliği, 200’den fazla doğal gölü bulunan Anadolu coğrafyasının tümünü tehdit ediyor. 10-15 yıl öncesine kadar balıkçıların kayıklarıyla açıldığı sularında onlarca balık bulunduran, sazlıklarında yüzlerce kuş türünü barındıran göllerimiz ne yazık ki iklim değişikliği kadar yanlış su politikalarının uygulanmasıyla kuruyor. Orta Anadolu’da 9 gölü kapsayan yazı dizimiz ve seyahatlerimiz boyunca sorunların ortak çözümlerin ise bilinir olduğunu gördük. Yağış azlığı ve buharlaşma doğanın bir uyarısı olarak karşımıza çıksa da tüm göllerin yeraltı sularının tarım arazilerinin sulanması için pompalarla bilinçsizce çekilmesi, gölleri besleyen kaynakların önüne baraj ya da set yapılması ve yöreye uygun olmayan ürünlerin ekilmesi insan eliyle yapılan müdahaleler. İnsanoğlunun artan ihtiyaçlarına yerkürenin azalan kaynakları cevap veremediği için yaşanan kuraklık, doğanın hediyesi olan göllerin elimizden kayıp gitmesine neden oluyor. Göller kururken; sazlıklarını toplayan köylüler, derinlerine ağ atan balıkçılar, çevrelerinde ticaret yapan esnaflar ve tarlalarında ürün yetiştiren çiftçiler büyük ekonomik kayıplara uğruyor. Çünkü hepsinin deneyimleyerek söylediği ‘Gölde su yoksa hayat yok’ sözü araştırmamız boyunca n çarpıcı gerçek olarak karşımızdaydı.

Genel

VANAYI KAPAT, MARMARA’YI KURTAR

Mart ayında Marmara Denizi’nde tanık olduğumuz müsilaj krizi, Türkiye’nin bu eşsiz iç denizinin bir çığlığıydı bize. Bu geçen sürede araştırmalarımızı yaptık, bilim insanlarının görüşlerini aldık ve şimdi Marmara Denizi’ni kurtarmak için acil harekete geçiyoruz!

Genel

Denizler Kitapevi’nin Ardından.. Kaptan Talip Özcengiz duygu yüküyle

“Denizler Kitabevi’nin kapanacağını duyduğumda önce çok üzüldüğümü düşündüm. Hatta çok üzgünüm diye yazdım dostlarıma. Bir yüzümü yıkasam mı dedim aynaya. Öyle bir baktım ki kendime yüzümü yıkadığım aynaya ve öyle bir bakmışım ki aynı aynaya, musluğa doğru bir izdiham oldu geri kaçışan sulardan. Bir kale daha yıkıldı sanıyordum ülkemde. Kendini havluya kurulayan gözyaşlarımdan, şunları yazmışlar o aynaya, o aynı aynaya, satır satır, harf harf, harflerden boynumu vuran, işte tam şu satırdı, gerisi buhar olup gitti.

Sarı Paşa”nın ülkesinde ‘Yeniden yapılmak için yıkılır sadece kaleler’ yazmışlar, yazmışlar gözümün alabildiğine, dudaklarıyla ve en çok da üzerinden şıp şıp yürek damlayan kanlarıyla. Gözümün alabildiğine olmuş bunlar. Gönlümün alabildiğine, inan olsun, benim bile gücüm yetmiyor şu an.”

KAPTAN TALİP ÖZCENGİZ

Genel

Sazlıklardan havalanan kuşlar mazide kaldı

Orta Anadolu’da iklim değişikliği kadar, yanlış ve aşırı su kullanımı sonucu sulak alan özelliğini yitiren başka bir alanı Seyfe Gölü. Kırşehir’in Mucur ilçe sınırlarında denizden bin 114 metre yükseklikte yer alan ve coğrafya kitaplarında alanı 15 kilometrekare olarak belirtilen göl, geçmişte ilkbahar yağışları ve karların erimesi ile adını aldığı Seyfe ovasına yayılıyor ve göl alanı 89 kilometrekareye kadar ulaşıyor. Bir zamanlar Seyfe Ovası’nın hayat kaynağı olan göl ülkemizin en büyük flamingo topluluklarından birine de ev sahipliği yapıyordu. Yakınındaki Tuz Gölü ve Sultan Sazlığı gibi pek çok kuşa yaşam sunan Seyfe Gölü’nde yaban ördekleri, çamurcunlar, pelikanlar, balıkçıllar, balabanlar, yağmurcunlar, kazlar, leylekler, turnalar, kılıçgagalar, martılar ve sumrular bulunuyordu. 200 türden aynı anda 100 bine yakın kuşun konakladığı göl, 20 yıl öncesine kadar yabancı turistlerin kuş gözlemi yapmak için geldiği bir alandı. Gölü besleyen su kaynaklarının önünün kesilmesi ve tarımsal sulama amacıyla yeraltı sularının alınması göl sularının çekilmesine ve tamamen kurumasına sebep oluyor. Seyfe Gölü’nün su kuşlarının yanı sıra bitkiler açısından çok önemli, Göl çevresinde 52’si endemik 385 bitki türü bulunuyor. Bunlardan Onşerefe, Kırşehir Geveni ve Tokat Geveni nesli kritik olan türlerden.

Ahmet Aras

Aksona Mehmet’in 57 yıllık Öğretmeni Denize Seslenişi

15 yaşında bir çocukken girdiğin aşk denilen bu koca deryalar içine ve bu muhteşem güzellikler içine iki dörtlük dizelerle duygularını anlatıp, gelecek nesillere armağan edemiyorsan, doğru tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna gidip duyularını çek ettirmen gerekiyor. Benim 57 yıllık öğretmenim ve okulum koca deryalar söylüyor bunu.! Günümüzde cehenneme çevirmeye çalıştığımız ve hala güzelliğini korumaya çalışan cennet Gökova’nın maviliklerinden selam olsun, güzel ülkemin ve yeryüzünün sevgi dolu yüreklerine.

Genel

Özel ilgi bekleyen doğal miras: Tuz Gölü

Ortadoğu coğrafyasındaki Lut Gölü’nden sonra dünyanın en tuzlu ikinci gölü Tuz Gölü gördüğü özel ilgiyi fazlasıyla hak ediyor. Konya, Ankara ve Aksaray illerinde kapladığı 7 bin 500 kilometrekarelik alan ile Türkiye’nin ikinci büyük sulak alanı Tuz Gölü, ülkemizin tuz ihtiyacının yarısından fazlasına cevap veriyor. Aynı zamanda Türkiye’nin en sığ gölü olan Tuz Gölü’nün derinliği yaz kış 20 cm’yi geçmezken, Anadolu’daki diğer göllerdeki tehlikelerin hepsi sulak alanı tehdit ediyor. Tuz Gölü’nün son yüzyılda yüzde 85 oranında küçüldüğü kesinleşirken en büyük tehlike su seviyesindeki önlenemeyen düşüş. İklim değişikliğine bağlı yağış yetersizliğinin yıkıcı etkisini aşırı ve plansız yeraltı suyu kullanımı ürkütücü boyutlara ulaştırıyor. Resmi olmayan rakamlara göre yeraltı sularını çeken yaklaşık 200 bin kaçak ya da yasal kuyu bulunuyor. Yeraltı suları kuyularla ve derin deşarj pompalarıyla çekildiği için suları gölü besleyemediği için yaz aylarında Tuz Gölü artık tamamen kuruyor. Ankara-Şereflikoçhisar bölümünde yer alan ve dünyanın her yerinden turistleri kendine çeken turistik tesislerin önündeki su seviyesi bile çok düştü. Su çekilmesi öylesine ileri seviyeye ulaştı ki Tuz Gölü Temmuz ayında 5 bin yavru flamingonun ölümüyle dünya basınında çevre felaketi yaşanan sulak alan olarak haber oldu.

Bizim Denizler

Paris Anlaşması TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, 2015’te Paris’te imzalanan İklim Anlaşması’nın onaylanmasını öngören kanun teklifini tüm partilerin oyları ile kabul etti. Paris İklim Anlaşması, sera gazı salınımının küresel seviyede azaltılmasını hedefliyor.

Genel

Elimizden kayıp gitmeden Burdur Gölü

Yaklaşık 60 metre derinliğiyle Türkiye’nin en derin tuzlusu göllerinden olan Burdur Gölü, son 50 yılda göl yüzey alanında büyük kayıplar verdi. Uzmanlar, Burdur Gölü’nün 50 yıl öncesine göre yaklaşık 100 kilometrekarelik bir alanını yitirdiğini düşünürken, kuraklıkla çölleşen kıyısal alandan yani eski göl tabanından kalkan tuz ve toz bulutları çevredeki tarım alanlarını ve insan sağlığını tehdit ediyor. Suyunun azalmasıyla birlikte tuzluluk oranı da her geçen yıl artan göl, beslendiği akarsu kaynaklarının ulaşamaması ve buharlaşmayla göz göre göre küçülüyor. Günümüzde litrede 23 gram tuzluluk değerine sahip olan gölün 2050 yılına kadar deniz suyu kadar tuzlu olacağı düşünülüyor. Yüksek tuzluluk oranına uyum sağlyan endemik Burdur dişli sazancığı dünyada sadece Burdur Gölü’nde yaşamakta olan ve gölün yok oluşuyla birlikte aynı kaderi paylaşacağı kesinleşen bir balık. Ayrıca nesli küresel ölçekte tehlike altında olan dikkuyruk ördekleri de yaşam alanlarını kaybedecek. İklim değişikliğiyle birlikte görülen yağış azlığı kadar akarsuların önünün baraj ve göletler ile kesilmesi de Burdur Gölü’nün yok oluşunu hızlandırıyor. Uzmanlar bölgenin iklim ve toprak özelliklerine uygun olmayan tarım ürünleri ekilmesinin getirdiği su sorununun da katlanarak büyüdüğü görüşünde birleşiyor.

Genel

Dalgıç Eskisi Sualtı Tutkunları İçin İkinci Baskısını Yaptı

Türk sualtı camiasının en deneyimli isimlerinden Barış Güntekin, 50 yıllık dalış hayatından elde ettiği bilgileri sualtı tutkunlarıyla paylaşmak için hazırladığı kitabının ikinci baskısını yaptı. Ege Denizi ve Akdeniz’in turkuaz sularında dalışlı mavi turlar düzenleyerek Türkiye’nin doğal zenginliklerini turistlere anlatan ilk isimlerden olan Güntekin, “İki tekne ile hem suyun üstündeki güzellikleri hem derinlerdeki esrarengiz canlıları anlatmaya çalıştım. Alman ve Hollandalılar her seferinde büyük hayranlıkla ülkelerine dönerdi” dedi. Güntekin’in kitabında Yunan adalarına vizesiz pasaportsuz giden dalgıçlar, yelkenli tekneyle aşılan fırtınalar, sualtının güzellikleri ve Avrupa’dan gelen sualtı tutkunlarının Türk yemekleriyle imtihanı gibi ilginç konular yer alıyor. Sualtı severlerin kitabı ücretsiz alabileceğini belirten duayen dalgıç Barış Güntekin https://dalgiceskisi.com/ üzerinden derinlerde elde ettiği tecrübeleri anlatıyor.

Genel

MAYA TUTMADI AKŞEHİR ÇÖL OLDU

Anadolu bilgeliğinin sembolü Nasrettin Hoca, 800 yıl kadar önce aynı topraklarda yaşadığı topluma sabretmeyi ve üretmeyi öğütlemek için bıraktığı maya ‘tutmadı’ ama Akşehir Gölü kurudu. Nasrettin Hoca’nın doğduğu düşünülen Hortu köyünün yakınlarında uçsuz bucaksız maviliklerle uzanan Akşehir Gölü’nü gezerken keşke 800 yıl önceki ‘Ya Tutarsa’ mizahi yaklaşımı gerçek olsaydı diye düşünmeden edemiyorsunuz. Coğrafya haritalarında mavi renkle işaretlenerek göl olarak tanımlansa da yakın geçmişte kuruduğu için artık bir çöl Akşehir Gölü. İnsanoğlunun hoyratlığı Nasrettin Hoca’nın verdiği ‘Sahip çıkarsan bereket verir’ mesajını yerle bir ederken Akşehir’in tüm sulak alan özelliklerini de silip süpürdü. Sultan Dağları ile Emir Dağı arasındaki çöküntüde 5 milyon yıl önce oluştuğu düşünülen Akşehir Gölü, idari olarak Konya ve Afyonkarahisar gibi 2 ilin sınırında kalmasına rağmen göz göre göre kurutuldu. Son yıllarda etkisini şiddetle gösteren iklim değişikliği sonucu bölgeye düşen yağışın azalması ve tarımsal sulama amacıyla sularının hoyratça kullanılması Akşehir’i bodur ağaçlar ve yaban bitkilerinin yetiştiği bir çöle dönüştürdü. Akşehir ve Eber gölü çevresinde açılan çok sayıda kaçak kuyu göllerin kurutan son darbeyi olarak önümüzde duruyor.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!